(1086 S. K. m. 38, 39, 179)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, halen kullanmakta olduğu 05323581617 abone nolu telefonunun önceki telefonun borcundan dolayı davalı tarafından konuşmaya kapatıldığını, asıl borcu kabul ettiğini ileri sürerek gecikmeden dolayı tahakkuk ettirilen 203.145.000 TL. için borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, husumet itirazında bulunmuş, esas yönden de davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın husumetten reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 05323516944 abone nolu telefondan dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı olarak da Türk Telekom Genel Müdürlüğü yerine Adapazarı Türk Telekom Müdürlüğünü göstermiştir. Adapazarı Türk Telekom Müdürlüğü Türk Telekom Genel Müdürlüğünün bir ünitesidir. O halde burada hasımın farklı kişiler olduğu değil temsilcide yanılma yoluna gidildiği anlaşılmaktadır. Bu iki durum bir birinden farklıdır. Temsilcide yanılmanın hukuki yaptırımı hasımda yanılmada olduğu gibi davanın reddi gibi ağır bir sonuç doğurmaz. Bu gibi durumlarda gerek teoride ve gerekse kararlılık kazanmış olan uygulamaya göre bir ara karar ile durumu belirtmek ve doğru olan somut olaydaki durum itibariyle Türk Telekom Genel Müdürlüğüne davetiye göndererek davaya devam etmekten ibaret olmalıdır. Mahkemenin açıklanan bu yönleri gözetmekten yazılı gerekçe ile sıfat yokluğundan davayı reddetmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 10.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy