(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 193)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya sattığı aracın kabininin yurda kaçak sokulduğundan ceza mahkemesi tarafından müsadere edilmesi dolayısıyla davalı tarafından satış bedelinin tahsili için yapılan icra takibi nedeniyle borçlu bulunmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aracı satan davacının ayıptan sorumlu olduğunu bildirerek yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece sabit olmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından davalıya satılan aracın kısmen zaptedilmesi nedeniyle, davalı ödediği bedelin tahsili talebiyle yaptığı icra takibi dolayısıyla davacı borçlu olmadığının tesbiti istemiyle bu davayı açmıştır. Dava konusu aracın kısmen, yani kabinin müsadere edildiği, taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. B.K. 193. maddesi Satılan şey kısmen zaptedildiği yahut satıcının kefil olduğu aynı bir mükellefiyetle takyit edilmiş bulunduğu halde alıcı satımın feshini talep edemeyip yalnız bu yüzden duçar olduğu zararın tazminini isteyebilir.
Şu kadar ki satılanın bu ayıbını bilmiş olsa onu satın almayacağı hal karinesiyle anlaşılıyorsa herhalde feshi dava edebilir.
Bu takdirde alıcının satıcıya satılanın zaptedilmeyen kısmını o zamana kadar istihsal etmiş olduğu menfaatlerle birlikte iade etmesi lazım gelir hükmünü havidir. Davalı ödediği satış bedelinin kendisine iadesini istemekle akitten döndüğünü bildirmektedir. Ancak mahkemece yukarıdaki madde gereği gerekli inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Bu madde hükmüne göre kural olarak kısmi zapt halinde alıcı sözleşmeden dönemez. Ancak bu yüzden uğradığı zararı talep edebilir ise de, aynı maddenin 2. fıkrası hükmü gereği kabini zaptedilmiş bir aracı bu ayıplı haliyle davalının satın almayacağı hal karinesinden anlaşılıyorsa, bu halde akdi feshedebilir. Mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla araştırma yapılarak davalının bu ayıplı haliyle aracı almayacağı anlaşılırsa, akitten döndüğünün kabulü ile satış bedelini davacıdan istemeye hakkı olduğu kabul edilmeli; ayrıca aynı maddenin son fıkrası gereği davalının aracın zaptedilmeyen kısımlarından elde ettiği menfaatlerle birlikte satıcıya iadesi gerektiği gözetilerek; aksi takdirde yani bu ayıbı ile satın alabileceği anlaşıldığı takdirde ise sadece bu yüzden uğradığı zararı istemeye haklı olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Açıklanan gerekçe ile temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy