(818 S. K. m. 163) (2004 S. K. m. 169) (6762 S. K. m. 584)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı Rüştü G.'dan ödünç aldığı 240.000.000 TL. karşılığı lehtar ve miktar kısmı doldurulmamış 10.4.1998 vadeli senedi, kendisinin borçlu dava dışı Mithat Ç. da kefil sıfatı ile imzalayıp Rüştü G.'a verdiğini, ancak Rüştü G. tarafından Mehmet K.'a verilen senedin bu kişi tarafından lehdar hanesine kendi ismi miktar kısmına da 3.000.000.000 TL. yazılıp icra takibine konulduğunu belirterek bu senedin 2.760.000.000 TL.lık kısmının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 9.6.1999 ve 20.10.1999 tarihli celselerdeki isticvabında; kendisinin dava dışı Rüştü G.'dan 1.250.000.000 TL. alacaklı olduğu için bu senedi Rüştü G.'dan boş olarak aldığını, ayrıca senette borçlu sıfatı bulunan Halil K.'ın kefil durumundaki Mikdat Ç.'na 1750.000.000 TL. borçlu olup, kendisinin de Mikdat Ç.'dan TL. alacaklı olduğu için boş olarak aldığı senedi, 3.000.000.000 TL. olarak doldurduğunu senedi aldığı ve doldurduğu tarih itibariyle 3.000.000.000 TL. alacaklı olmasına karşılık sonradan 1.750.000.000 TL. yi Mikdat Ç. tahsil ettiğini halen 1.250.000.000 TL. alacaklı olduğunu belirtmiş ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının senede bağlanan alacağına karşılık her çeşit iddianın yazılı delille ispatı gerekeceği, davacının bu nitelikte bir belge ibraz edemediğini, açık bir muvafakat alması halinde tanık dinlenebileceği, böyle bir muvafakat olmadığı gibi dinlenen tanıklarında davacı iddiasını doğrulayacak beyanda bulunmadığını ancak davalı alacaklının 1.750.000.000 TL. lık kısmı kabul ettiğinden senedin 1.750.000.000 TL.lık kısmının iptaline karar verilmiştir.
Karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlerle ve özellikle davacının dava dışı Rüştü'ye kabulünde olan 240.000.000 TL. borcunu ödediğini yazılı delillerle kanıtlayamamış olmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer itirazlarının reddi gerekir.
2- Davaya konu senedin miktar ve lehtar hanesi boş olarak iddia gibi davalı tarafından dava dışı Rüştü'den alındığı lehtar ve miktar hanesi davalı tarafından doldurularak icra takibine konu edildiği dosyada ki delillerden anlaşılmıştır. Esasen taraflar arasında bu yönde bir uyuşmazlıkta bulunmamaktadır. Açıklanan bu olgular karşısında davacı ile davalı arasında icra takibine konu senede bağlı olarak bir temel borç ilişkisinin bulunmadığı açıktır.
Diğer taraftan takibe konu senet dava dışı Rüştü tarafından davalıya verilirken doldurulmamış olduğu için kambiyo senedi niteliğinde de kabul edilemez. O nedenle davalının bu senet gereğince gerek kambiyo hukuku açısından gerekse temel borç ilişkisi açısından davacıdan alacaklı olmadığında duraksamamalıdır. Ayrıca davacının borçlu olduğunu kabul ettiği Rüştü tarafından davalıya yapılmış alacağı ile ilgili yazılı bir temliki de yoktur. Öyle ise davalı temliken alacaklı olduğu hususunda bu davada ileri sürülemez. Ne var ki davacı dava dışı Rüştü'ye 240.000.000 TL. borcu olduğunu kabul etmektedir. Öyle ise bu miktar dışındaki senet alacağı yönünden davacının borçsuzluğunun tespitine karar verilmesi gerekir. Mahkemenin somut olayın özelliğine uygun düşmeyen ve mevcut delilleri değerlendirmede yanılgıya düşerek karar vermesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 1.bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy