(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, kendisine ait taşınmazda sulu tarım yapmak üzere sulama tesisi kurduğunu, taşınmazlarına pamuk ektiğini, ancak davalının elektrik kısıtlamaları ve düşük voltajlı elektrik vermesi sonucunda, ekmiş olduğu ürüne zamanında yeterli su verilemediğini, zarara uğradığını, ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere 27.500.000.000 TL. nın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasını istemiştir.
Mahkemece, 23.566.284.000 TL. nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkememce 12.7.1999 günlü oturumda tesbitte bilirkişi olarak dinlenip rapor düzenleyen elektrik mühendisinden ayrıntılı rapor alınmasına karar verildiği halde bu kişiden bulunamaması halinde başka bir elektrik mühendisinden gerekçeli ve ayrıntılı bir rapor alınmadan karar verilmiş olması doğru değildir.
Öte yandan davada, sözleşmeye aykırılık nedeniyle zarar istenmiş olduğuna göre uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasında imzalanmış bulunan sözleşme ve ekleri ile
Elektrik Tarifeleri ve İç Tesisat Yönetmeliği hükümlerinin irdelenmesi gerekir.
Tespitte bilirkişi olarak bilgisine başvurulan ziraat mühendisi sulama tesisinin halen faal olduğunu davaya konu taşınmazları sulayabilecek kapasitede olduğunu açıklamış, elektrik mühendisi ise sık sık elektrik kesintisi ile voltaj dalgalanmalarının olduğunu, voltaj dalgalanmalarının termik manyetik otomatik şarteli attırdığı motopompta giderilmesi zor arızalara neden olduğu ve tesisi çalışmaz duruma düşürdüğü saptanmıştır. Şeklinde fikir beyan etmiştir. Bu iki beyan arasında çelişki olduğu çok açıktır. Zirai bilirkişi taşınmazın dekarından 450 kg pamuk elde edileceğini, %80 oranında ürün kaybı olduğunu belirtmiş, ancak bu belirtmesinin dayanağına ilişkin olarak hiçbir açıklama yapmamıştır. O nedenle bu rakamların ilmi bir gerçeği ifade ettiği kabul edilemez. Ayni zirai bilirkişi hükme dayanak yapılan mahkemedeki raporu da tesbit dosyasındaki bilgilere dayalı olduğu için hükme esas alınamaz.
Öyle ise mahkemece, öncelikle taraflar arasındaki abone sözleşmesinin 6. maddesinde sözü edilen ve sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğu belirtilen tüketicilerin uymak zorunda oldukları koşullar adli YTSD nolu Yayın ile Elektrik Tarifeleri ve İç Tesisat Yönetmeliği davalıdan alınıp dosya içine konulmalı, konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile mahallinde uygulama yapılmalı, elektrik kesintileri olmasa ve gerilim dalgalanmaları bulunmasa davacıya ait sulama tesislerinden saniyede ne miktar su alınabileceği, bu miktar su alımına su kaynağının devamlı müsait olup olmadığı alınacak su miktarı ile davacı taşınmazlarının yörenin iklim ve toprak özelliği itibariyle ne kadar zamanda yeterli şekilde sulama yapılacağı, ekilen ürün türüne göre bu şekilde sulamanın kaç gün ara ile yapılması gerektiği, davaya konu sulama dönemi itibariyle elektrik kesintisi olup, olmadığı var ise kaç defa ne kadar süreyle kesildiği, gerilim dalgalanmalarının devamlılık arzedip arzetmediği, elektrik kesintisi ve gerilim dalgalanmalarının neden ileri geldiği, davacının kesinti ve gerilim dalgalanmalarına karşı, gerek tesisinde gerekse başka yöntemlerle alması gereken önlemler olup olmadığı, mevcut ise bu önlemlerin alınmayışı ve kesinti ve dalgalanmaları zamanında davalıya bildirmemesi, kesinti ve dalgalanmalar nedeniyle tesiste gerçekten bir arıza oluyor ise bunun giderilmesindeki gecikmenin zararın artmasına neden olup olmadığı, var ise derecesi ile gerçekten davacı taşınmazlarının sulanamaması nedeniyle oluşmuş zarar miktarı konuları incelenip araştırılmalı bilirkişi kurulundan taraf ve Yargıtay denetimine elverişli, dayanak ve gerekçelerini gösterir rapor alınmalı, böylece hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemenin yetersiz yüzeysel incelemeye dayalı bilirkişi raporunu benimseyerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar vermesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın 2. bentte açıklanan nedenle temyiz olunan mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy