(3516 S. K. m. 1, 2, 9, 21)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait doğalgaz sayacının, kredisi bittiği halde vanasının kapanmadığını ve bu nedenle davalının doğalgaz kullanmaya devam ettiğini, bu şekilde kullanılan ve sayaç tarafından eksi olarak kaydedilen doğalgaz için tahakkuk ettirilen bedelin ödenmediğini, yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, itiraz edilen miktarın % 40'ı oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sayacının peşin ödeme sistemiyle çalıştığını, vananın kapanmamasının ve eksi tüketim yazılmasının teknik olarak mümkün bulunmadığını, sayaç üzerinde herhangi bir teknik inceleme yapılmadığını, eksi tüketim bulunsa bile, bedelinin tüketildiği dönemdeki fiyatlara göre hesaplanması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne, itirazın iptaline, %40 oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Davalının 9504893 numaralı doğalgaz sayacının 20.03.1998 günü yenisiyle değiştirildiği ve bu tarihte davacı belediye elemanlarınca düzenlenen Sayaç Değişim Formunda, 5323.542 metreküp eksi gaz kullanıldığının belirtildiği, davacının bu tüketim için dava konusu bedeli tahakkuk ettirip, ödenmeyince icra takibi yaptığı uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, kredi bitmesine rağmen, içindeki pislik nedeniyle vananın kapanmamasından dolayı gaz geçişinin devam ettiğini, kredinin bitmesinden sonra geçen gazın sayaç tarafından eksi olarak kaydedildiğini ileri sürmüş, davalı ise, bunun teknik olarak mümkün bulunmadığını savunarak, sayaç üzerinde bu yönden teknik inceleme yapılmasını istemiştir. Bu durumda, uyuşmazlığın çözülebilmesinin, öncelikle elektronik sayaç olarak adlandırılan sayacın, herhangi bir nedenle, kendisine yüklenen krediden daha fazla gaz tüketimine olanak verip vermeyeceğinin, kredi bitmesine rağmen gaz geçişini kesmesinin bazı hallerde mümkün bulunup bulunmadığının sağlıklı şekilde belirlenmesine bağlı bulunacağı açıktır. Bu yönlerin teknik nitelikte olması nedeniyle, ancak konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla saptanabileceği de ortadadır. Mahkemece bu yön üzerinde durulmamış, herhangi bir teknik inceleme yaptırılmadan, davalı elemanlarınca düzenlenen tutanak içeriğine itibar edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Teknik inceleme yaptırılması zorunluluğuna değinildikten başka, bunun yöntemi hakkında da açıklama yapılmasında yarar vardır.
3516 Sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, ülke içinde her türlü ölçü ve ölçü aletlerinin doğru ayarlı şekilde imal ve kullanımını sağlamak olduğu açıklanmış, 2. maddesinde ise, aralarında doğalgaz sayaçlarının da bulunduğu ölçü aletlerinin muayene ve ayarlanması işlemlerinin bu Kanun hükümlerine göre yapılacağı belirtilmiştir. Kanunun 9. maddesi, ilgililerin, bir ölçü aletinin doğru çalışıp çalışmadığını saptamak üzere, müracaatta bulunabileceklerini ve böyle bir müracaat üzerine yapılacak muayenenin şikayet muayenesi adı altında değerlendirileceğini öngörmektedir. Nihayet, 21. maddede, her belediyenin, özellikle muayene ve damgalama işlerinde çalıştırılmak üzere en az bir adet ölçüler ve ayar memuru görevlendirmek zorunda olduğu açıklanmaktadır. Doğalgaz abonelerince kullanılan ve tüketilen gaz miktarını ölçmeye yarayan her türlü cihazın, anılan 2. madde kapsamında bulunduğunda ve özellikle muayene işlemleri yönünden, yasanın diğer hükümlerindeki düzenlemelere tabi tutulması gerekeceğinde kuşkuya yer olmamalıdır. Bu yasal durum çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece, dava konusu doğalgaz sayacının, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Ankara İl Müdürlüğü bünyesindeki Ölçüler ve Ayar Şube Müdürlüğü'nde muayenesinin sağlanması; davacının iddia ettiği şekilde, kredi bitmesine rağmen pislik ya da benzeri bir nedenle vananın kapanmaması yüzünden gaz geçişinin devam etmesinin teknik açıdan mümkün bulunup bulunmadığı ve davalının sayacında böyle bir olgunun mevcut olup olmadığı yönlerinden düzenlenecek rapor çerçevesinde ortaya çıkacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2. Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: 1.bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 12.12.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy