(2886 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, ihale sonucunda düzenlenen 20.8.1998 günlü sözleşmeyle iki kalem palet pim ve burçlarını teslim etmeyi taahhüt eden davalının normal, cezalı ve ihtarlı süreler içerisinde edimini yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek, şartnamenin 10. maddesi uyarınca 53 günlük, toplam 3.391.470.000 TL. tutarındaki ceza bedelinin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, sözleşmeyi fesheden davacının, şartnamede belirtilen ve ifaya eklenen cezai şart niteliği taşıyan ceza bedelini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı yüklenicinin, 20.8.1998 günlü sözleşmeyle teslimini üstlendiği malzemeleri, normal süresinde ve şartnamedeki cezalı süre ile davacının verdiği 10 günlük ihtarlı süre içerisinde teslim etmediği ihale dosyası içeriğinden anlaşılmaktadır. Eksiltme şartnamesinin 10. maddesinde, yüklenicinin malı teslim etmemesi durumunda, geçen her gün için teslim edilmeyen iş bedelinin binde üçü oranında ceza ödeyeceği, bu gecikmenin (a) gününü geçmesi halinde feshe ilişkin 24. Madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, anahtar sayfanın 10. maddesinde ise, (a) ile ifade edilen söz konusu sürenin 30 gün olduğu açıklanmıştır. Böylece taraflar, sözleşmede kararlaştırılan normal teslim süresinin bitmesiyle davacı idarenin hemen fesih ihbarında bulunamayacağını, bunun için 30 gün bekleyeceğini, buna karşılık davalı yüklenicinin de, geçen her gün için iş bedelinin binde üçü oranında ceza ödeyeceğini kabul etmişlerdir. 2886 Sayılı Yasaya tabi idareler, kamu hizmeti ifa ederler. İhale işlemleri de bu hizmetin gereklerindendir. İhale ve mal teslimi işlemlerinin gecikmesi, hizmetin aksamasına, gecikmesine ve dolayısıyla kamunun bundan zarar görmesine neden olur. Bu yüzden, bu tür sözleşmelerdeki ceza koşulu nitelendirilirken, idarelerin açıklanan özelliği gözden uzak tutulmamalıdır. Davacı, şartnamenin yukarıda değinilen hükmü uyarınca fesih ihbarından önce 30 gün beklemek zorunda kalmış ve böylece fesihten öncesine ait olmak üzere bu cezayı isteme hakkını da kazanmıştır. Öyle ise davacının eksiltme şartnamesinin 10. maddesinde kararlaştırılan 30 güne ait cezayı isteyebileceğinin kabulü gerekir. Mahkemece, davacının cezalı süre ile ilgili isteminin 30 gün ile sınırlı olmak üzere kabulüne karar verilmesi gerekirken, ceza koşulunun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı gerekçeyle istemin tümüyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 22.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy