(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 290)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının bankadaki kredi hesabına teminat olarak verdiği bono ile aleyhinde icra takibine başladığını, oysaki kredi hesabına borcu ödediğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile inkar tazminatı ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddi ile tazminat ödetilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davacının dava konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davacı lehine inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının davalı lehine keşide ettiği senedin davalı tarafından dava dışı bankadan alacağı krediye karşılık olmak üzere bu bankaya teminat olarak verdiği, davalının bankaya olan kredi borcunun ödenmesinden sonra bankaca da senedin davalıya iade edildiği davalının, kendisine iade edilen senede dayalı olarak bu davaya konu icra takibini yaptığı anlaşılmaktadır. Davalı kredi borcunun kapatıldığı ve bu senedin davalı lehtara bankaca iade edildiği davalının bu senede dayalı olarak davacı aleyhine icra takibi yaptığı anlaşılmıştır.
Davacı, bu davada senedin bankadan alınacak krediye teminat olmak üzere davalı kardeşine karşılıksız hatır için verildiğini öne sürerek borçsuzluğunun tespitine karar verilmesini istemektedir. Senedin lehtarı olan davalı tarafından bankaya alacağı krediye teminat olarak verilmiş olması davacı ile davalı arasında teminat amacıyla düzenlendiğinin kabulünü gerektirmez. Senette teminat olduğuna dairde bir kayıt bulunmamaktadır. Senet yazılı borç ikrarını içermektedir. İmza davacıya aittir. Davacı, yazılı bu beyanın aksini davalı ile kardeş dahi olsalar şahit beyanı ile kanıtlayamaz.(HUMK. 290 md.) Açıkça onam olmadığı mahkemenin şahit dinlemesi ve bayanına itibar ederek yazılı şekilde teminat senedi olduğunu kabul etmesi doğru değildir.
Ancak davacı, senedin teminat senedi olduğunu ispat için dava dilekçesinde vs. deliller demek suretiyle yemin deliline de dayandığından davalıya yemin teklif edebilir.
Mahkemece, davacıya bu yemin hakkı hatırlatılıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan mahkeme kararının temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy