(818 S. K. m. 44, 98)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar, 1.5.1998 tarihli kira sözleşmesi ile kiracısı olan davalının 13.1.2000 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi fesh ettiğini bildirdiğini, kendilerinin bunu kabul etmediklerini, sözleşme gereği ödenmesi gereken 2000 yılı kirasından ödenmiş olan 17.000 USDnin mahsubu ile ihtara rağmen ödenmeyen diğer kira bedelleri için fazlasını saklı tutarak 10.000 USDnin aynen faizi ile ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı, kira konusu binanın 17 Ağustos depreminde hasar gördüğünü binayı sömestr tatilinden yararlanılarak 31.1.2000 tarihinde boşaltılıp teslim edildiğini, feshin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece şubat ayının ilk yarısına kadar tahliye edilmediği sabit olan taşınmaz için aylık 27.000 USD olan kiradan 17.000 USD mahsubu ile 10.000 USDnin kaldığı ve davacının bakiye kira alacağı için harç yatırıp dava konusu yapmadığı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne 10.000 USDnin dava tarihinden itibaren faiziyle ödetilmesine verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar kira sözleşmesine göre aylık 27.000 USD olan kiranın yıllık üç eşit taksitte ödenmesi gerektiğine ve feshin haksız olduğuna dayanarak 2000 yılı kirasından fazlasını saklı tutarak 10.000 USDnin tahsilini talep etmiştir. Davalı deprem sonrası güvenli olmadığını ileri sürdüğü binadan sömestr talinde çıktıklarını, feshin haklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece fazlası saklı tutularak açılmış olan davada davacının tüm yıl kirasını talebe hakkı olup olmadığına ve davalının akdin feshi de haklı sebebe dayanıp dayanmadığı tartışılmaksızın talep edilen 10.000 USD.nın tahsiline verilmiştir. Dosyada mevcut teknik raporlardan deprem sonrası onarım yapıldığı ve binanın taşıyıcı sisteminde hasar olmayıp çatlak ve duvarların tamiri sonrası deprem öncesi güvenliğe sahip olduğunun belgelendirildiği anlaşılmaktadır. Davalı her ne kadar kiralananın depreme dayanıklı olmadığını iddia etmiş ise de bunu yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Bu nedenle davalının sözleşmeyi fesihte haklı olduğunun kabulüne olanak yoktur. Ne var ki BK 44 ve 98. maddeleri gereği kiralayanın da zararın artmasında kusurunun olmaması gerekir. Mahkemece taşınmazın davacıya teslim edildiği tarihin saptanarak davacının bu tarih itibari ile aynı koşullar altında taşınmazı ne kadar sürede yeniden kiraya verebileceğinin Yargıtay denetimine elverişli uzman bilirkişi raporu ile saptanması ve bunun sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle talep miktarına bağlı kalınarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.2.2001 gününde oybirliği ile verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy