(1086 S. K. m. 195, 196)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dosyanın görevli denetleme kuruluna gönderilmesine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı temyiz edilmişse de işin niteliği itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddine verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, 31.5.1982 gün ve 8/4811 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına istinaden K... Elektrik T.A.Ş. tarafından inşa edilen Manavgat barajı ve hidroelektrik santralının inşa ve işletme esaslarını düzenleyen name ekinde; Rezervuar sahası Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce istimlak edileceği, baraj ve santral yerinin ise şirket tarafından istimlak edileceğinin kararlaştırıldığını, söz konusu nameye istinaden hazırlanıp yürürlüğe konulan Manavgat barajı ve HES masraflarının DSİ ve KEPEZ arasında bölüştürülmesine ilişkin esaslar hakkında protokolün 4. maddesinde de Bu protokolün uygulanmasından ortaya çıkacak anlaşmazlıkların Manavgat Projesi Denetleme Kurulu tarafından çözümleneceğinin kararlaştırıldığını, ancak bu güne kadar söz konusu kurulun oluşturulamadığını ve müvekkili idarenin alacağının tesbit edilemediğini ileri sürerek şimdilik 50.000.000.000 TL.nin tahsiline verilmesini istemiştir.
Davalı, zaman aşımı itirazında bulunmuş, esas yönden de davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Denetleme Kuruluna gönderilmesine verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki ihtilafın tahkim sözleşmesine rağmen mahkemece halli isteğidir. Mahkemece tahkim sözleşmesinden bahisle görev yönünden davanın reddine verilmiştir. Taraflar arasında yapılan tahkim sözleşmesi ihtiyari tahkim niteliğindedir. Bu nedenle mecburi tahkimlerde olduğu gibi resen mahkemece nazari itibara alınamaz. Taraflardan herhangi birisinin defi olarak ileri sürmesi gerekir. Bir işin hakemle halli lazım gelip gelmeyeceğine dair itiraz mahiyeti itibariyle ne tamamen selahiyet ve ne de bir vazife itirazı olmayıp taraflarca kabul edilmiş sözleşmeye müstenit itirazlardan olması sebebiyle defe ait hükümler yönünden bu itirazın tetkik ve halli gerekir. Mahkemenin tahkim mukavelesini nazara alabilmesi için davalının davanın tahkim yolu ile halli gerekir şeklinde bir tahkim itirazında bulunmuş olması gerekir. Davalı bu tahkim itirazını ilk itirazları ile birlikte esasa cevap süresi içinde ileri sürebilir. Davalının esasa cevap verdikten veya esasa cevap süresini geçirdikten sonra yaptığı tahkim itirazı dinlenmez, mahkeme davaya bakmaya devam eder. Somut olayda davalının süresi içerisinde veya süresinden sonra bu yöne ilişkin bir itirazı bulunmamaktadır. Mahkemece açıklanan bu hususlar gözardı edilerek itiraz olmaksızın resen tahkim sözleşmesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.12.2001 gününde oybirliği ile verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy