(818 S. K. m. 198)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı Toplu Konut İdaresi'nin davalılardan Alarko-Alsim A.Ş.ye inşaa ettirdiği, diğer davalı Su-Yapı A.Ş.nin de kontrollüğünü yaptırdığı inşaattan 54 nolu bağımsız bölümü Toplu Konut İdaresinden satın aldığını, teslim edilen dairede inşaatın sözleşme ve inşaat tekniğine uygun yapılmadığını eksik ve kusurlu işler bulunduğunu öne sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik eski ve kusurlu işler karşılığı 400.000.000 TL.nin yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, davacının dairenin teslim alınmasında temerrüde düştüğünü, ancak 1.4.1997 tarihinden fiilen teslim edilebildiğini, o nedenle davada istemde bulunamayacağını beyanla davanın reddini savunmuş, diğer davalılar ise davacı ile aralarında bir sözleşme olmadığını, inşaatın yapılıp Toplu Konut İdaresine teslim edildiğini, tesellümde mütemerrit olan davacının eksik ve ayıplı işler nedeniyle kendilerinden talepte haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacı ile davalılar Alarko-Alsim Alarko Sanayi Tesisleri A.Ş. ve Su-Yap Mühendislik ve Müş. A.Ş. arasında herhangi bir sözleşme ilişkisinin bulunmamasına, bu davalıların Toplu Konut İdaresi ile aralarındaki sözleşme ilişkisini de sona erdirmiş olmalarına göre davacının anılan davalılara yönelik temyiz itirazlarının reddine.
2- Davacı ile davalı Toplu Konut İdaresi arasında satım ağırlıklı satım-eser hukuki ilişkisi mevcuttur. Davalı Toplu Konut İdaresi, Alarko-Alsim A.Ş. ye yaptıracağı 54 nolu bağımsız bölümü inşaatını ikmal ettirmek kaydıyla davacıya satmış, satım konusu dairede davacıya 1.4.1997 tarihinde tutanakla tesbit edilmiştir. Davacı istemi, satılandaki eksik ve ayıplı işler karşılığıdır. Satıcı olan davalı, satılanı eksiksiz, ayıplardan arı olarak yaptırmak ve alıcı davacıya teslim etmekle yükümlüdür. Davalı satıcı, davacının teslime hazır olan satılanı teslim almaya gelmediğini temerrüde düştüğünü, eksiklik ve ayıpları zamanında kendisine bildirmediğini savunmuştur. Davacının satılanı savunmada olduğu gibi teslim almakla temerrüde düşmesi, davaların eksiksiz ve ayıpsız teslim etme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz ve salt bu temerrüt nedeniyle alıcı satılanı eksik ve kusurlarıyla teslim almış sayılamaz. Nitekim davacı, 1.4.1997 tarihinde teslim alırken görülebilen ayıp ve eksiklikleri belirtip dava haklarını da saklı tutmuştur. Bu olgu bir ihbar niteliğindedir. Görülebilen ve teslim tutanağında zikredilen ve bu şekliyle açık ayıpların giderilmesi karşılığını davacı davalıdan isteyebilir. Bunun yanında gizli ayıp niteliğinde olup da teslimden sonra ortaya çıkan ve satıcıya ihbar edilen ayıplarda tutanak muhteviyatına göre istenebilir. Kaldı ki, davada eksik işlerden de söz edilmekte ve karşılığı istenmektedir. Gerçekten sözleşmeye ve projelere göre eksik işler mevcut ise davacı bunların karşılığını ihbar yükümlülüğü aranmaksızın zaman aşımı süresi içinde davalıdan isteyebilir.
Hemen belirtelim ki, satım konusu taşınmaz binadır. Bu nitelikteki satımlarda ayıplı işlerden dolayı 5 yıl, diğer işlemlerden dolayı da 10 yıllık zaman aşımı süreci uygulanır. Somut olayda bu sürelerinde geçtiğinden söz edilemez.
Öyle ise mahkemece 1.4.1997 tarihli teslim tutanağı arkasındaki davacının bildirdiği ayıp ve kusurlu işlerin, satılanda gerçekten mevcut olup olmadığı, üzerinde öncelikle durulmalı, ayrıca bunlar dışında davacının ileri sürdüğü ayıplar olup olmadığı, varsa bu ayıpların ne zaman ortaya çıktığı, sürecinde ihbar edilip edilmediği araştırılmalı, yine sözleşme ve eklerine göre başkaca eksik iş olup olmadığı da araştırılmalı, gerektiğinde yerinde yeniden konusunda uzman bilirkişi marifetiyle uygulama yapılmalı, davacının önceki rapora itirazları da değerlendirilmeli, böylece hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan yönler gözardı edilerek ve mevcut delilleri yorumlamada yanılgıya düşerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar vermesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının davalılar Alarko-Alsim Alarko Sanayi Tesisleri A.Ş. ile Su-Yapı Mühendislik ve Müş. A.Ş. aleyhindeki temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan mahkeme kararının davacı lehine, davalı Toplu Konut İdaresi aleyhine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.01.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy