(818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, bir daire sahibi olmak için, üyesi bulunduğu Değirmen Yapı Ortaklığına ait aidatları ödemek üzere davalıya çeşitli tarihlerde, Avusturya'dan banka havalesi yoluyla toplam 103.163 Avusturya Şilini ayrıca babası eliyle 43.500 Avusturya Şilini olmak üzere toplam 146.663 Avusturya Şilini gönderdiğini, davalının daireyi başkasına devrettiği gibi, aldığı paraları iade etmediğini bildirerek, 146.663 Avusturya Şilinin dava tarihi itibariyle değeri olan 6.277.000.000TL.nin 12.4.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının kendisine gönderdiği 103.163 Avusturya Şilinin gönderme tarihleri itibariyle değeri olan 2.159.450.834TL.yi davacı adına, Değirmen yapı ortaklığına aidat olarak yatırdığını, ancak daha sonra aidatlar ödenmediği için davacının üyelik kaydının Yapı Ortaklığı tarafından silindiğini, davanın yapı ortaklığına yöneltilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının her ay düzenli olarak banka havalesi yoluyla toplam 103.163 Avusturya Şilini, üyelik aidatını ödemesi için davalıya gönderdiği, ancak defter kayıtlarına göre, bu paranın aidat olarak yatırılmayarak, davalı uhdesinde kaldığı, babası kanalıyla verdiğini iddia ettiği 43.500 Avusturya Şilini yönünden iddianın ispatlanamadığı kabul edilerek, 103.163 Avusturya Şilininin, dava tarihindeki kura göre değeri olan 4.375.452.319TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki hukuki ilişki, vekalet aktinden kaynaklanmaktadır. Davacı, değişik tarihlerde davalıya 103.163 Avusturya Şilinini, kooperatiften daire satın alması için gönderdiğini, ancak davalının vekalet görevini yerine getirmeyerek daireyi başkasına sattığını ileri sürmüş ve yaptığı ödemenin karşılığı olan Türk Lirasının tahsilini istemiştir.
Davalı ise gönderilen paraları Yapı Ortaklığına yatırdığını, ancak daha sonra aidat ödenmediği için üyelikten ihraç edildiğini ve kooperatifçe davacı hissesinin 3.kişiye satıldığını, bu nedenle kendi edimini yerine getirdiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durulmamıştır. Davacının; davalı savunmasında açıklandığı gibi, yapı ortaklığına üye olup olmadığı, üye olmuş ise hangi tarihte üye olduğunun giriş aidatı dahil olmak üzere kooperatife ne miktarda ödemede bulunduğu ve bu ödemenin, ödeme tarihindeki kurlara göre ne miktar Avusturya Şilinine tekabül ettiği konusunda kooperatif kayıtları üzerinde, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılıp tespit edilmesi, hangi tarihten itibaren aidat ödenmediğinin ve keza hangi tarihte kooperatiften ihraç edildiğinin de araştırılması, davacının kooperatife üye olup da ihracı halinde hissesi hakkında ne gibi işlem yapıldığının belirlenmesi gerekir. Değinilen bu yönler gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.01.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy