(4077 S. K. m. 8, 9)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı davalıdan kapıdan satış suretiyle 17.8.2000 tarihinde satın aldığı midi fırının kendisine 1.9.2000 tarihinde teslim edildiğini, ancak kendisine cayma belgesi verilmediğini ve satış bedelinin de fahiş olduğunu anladığından satıştan döndüğünü, durumu davalıya 17.10.2000 tarihli ihtarla bildirdiğini, ancak davalının kendisi hakkında icra takibi yaptığını, bu nedenle icraya ödemek zorunda kaldığı miktar ile peşinat tutan 122.050.000. TL'nin ödetilmesi ile satış sözleşmesinin feshini istemiştir. Davalı, duruşmaya gelmemiş, cevap da vermemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme, hükümlerinin tamamlanarak karşılıklı edimlerin yerine getirildiği, sadece 4077 sayılı Kanun'da öngörülen şekli eksiklik ile davacının haklarını kullanmada yanılgı ve bilgisizlik bulunduğu ve ihtirazı kayıt ileri sürmeden ödeme yaptığı, bu nedenle 4077 sayılı Yasa'nın 8. ve 9. maddelerinin uygulanması mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki satım akdinin 4077 sayılı Yasa'nın 8. maddesinde düzenlenen kapıdan satış şeklinde yapıldığı ve yine aynı kanunun 9. maddesinde belirtilen cayma belgesinin davalı satıcı tarafından verilmediği hususu kabul edilmiştir. Bu durumda davalı satıcının davacıya cayma belgesi vermediği sabittir. Cayma belgesi verilmeyen hallerde dairemizin yerleşmiş uygulamalarında belirtildiği gibi, çok uzun süre geçmemiş ise, alıcı her zaman için cayma hakkını kullanabilir. Olayımızda da satım 17.8.2000 tarihinde, malın teslimi 1.9.2000 tarihinde ve cayma bildirimi de 17.10.2000 tarihinde olduğuna göre, arada hakkın suiistimalini teşkil edecek derecede bir süre de geçmemiştir.
Bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 21.01.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy