(818 S. K. m. 390, 392) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, dava dışı konut yapı kooperatifinde bulunan iki adet ortaklık hissesinin tamamını satması için davalıyı vekil tayin ettiğini, davalının da bu hisseleri 4.9.1996 tarihinde noterde yapılan satış sözleşmesiyle tamamını 15.000.000 TL.na devrettiğini, ancak sözleşmede bedelin çok düşük gösterildiğini, devir tarihine kadar kendisinin kooperatife ödediği bedelin dahi bu rakamdan çok yüksek olduğunu, satım tarihindeki rayiçlere göre iki hissenin değerinin 3.000.000.000 TL olduğunu ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere, dava tarihindeki tespit edilecek rayiç değerden şimdilik 1.000.000.000 TL.nın, bunun mümkün olmaması halinde ise satım tarihindeki rayiç değerden şimdilik 1.000.000.000 TL.nın faiziyle beraber tahsilini istemiştir.
Davalı, vekaletnamedeki yetkiye dayanarak ve davacının iradesine uygun olarak hisseleri 15.000.000 TL.na sattığını, kooperatif arsa üzerinde şimdiye kadar bir şey yapılmadığını savunmuş ve davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, hisselerin devredildiği tarihe yakın tarihlerde başkaları tarafından yapılan hisse devirlerinin de davalının devrettiği bedel olan 15.000.000 TL.na yakın bedellerle yapıldığı, davalının vekalet görevini kötüye kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davasını vekalet akdine dayandırmış, davalının vekalet görevini kötüye kullandığını, noter satış belgesinde bedelin düşük gösterildiğini bildirerek dava tarihindeki raiç değerden, bunun mümkün olmaması halinde ise satım tarihindeki değerden 1.000.000.000 TL.nın tahsilini ve fazlaya dair haklarının saklı tutulmasını istemiştir. B.K.nun 392. maddesi gereği, vekil olan davalı yaptığı işin hesabını müvekkiline vermek zorunda olduğu gibi aynı konumun 390. maddesi uyarınca da üstlendiği vekalet görevini iyi bir şekilde ifa ile yükümlüdür. Davalının vekil olarak davacının hisselerini 4.9.1996 tarihinde noterde yapılan sözleşme ile 15.000.00 TL değer göstererek sattığı taraflar arasında ihtilafsızdır. Davacı bedelin düşük gösterildiğini iddia etmektedir. Bu iddianın tahkiki için kooperatife yazılan yazıya verilen 31.7.2000 tarihli cevabi yazıda, 4.9.1996 tarihine kadar davacının her iki hisse için 390.065.286 TL ödediği bildirilmiş, yine kooperatifin 13.11.2000 tarihli cevabi yazısında da, davacının hissesini devrettiği tarihe yakın tarihlerde dava dışı üçüncü şahıslar tarafından noterde yapılan satışlarda değerin 5.000.000 TL ile 10.000.000 TL civarında olduğu bildirilmiştir. Ancak kooperatifin her iki yazısında da, devir tarihi itibariyle 1 adet hissesinin rayiç değerinin kaç TL olduğu konusunda bilgilerinin bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Hemen belirtmek gerekir ki, ülkemizde harcı az ödemek için resmi satışlarda bedelin düşük gösterildiği bilinen bir gerçektir. Mahkemece yaptırılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda da bir adet parselin satış tarihi olan 1996 yılındaki toplam değerinin 360.439.197 TL olduğu bildirilmişse de rapor açıklayıcı, gerekçeli ve denetime elverişli değildir. Zira kooperatifin belirttiği miktara göre davacının ödediği paraların nominal değeri de bilirkişi raporunda belirlenen rakamlara yakın bir rakamdır. Mahkemece, yeniden mahallinde keşif yapılmak suretiyle konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan dayanaklarını gösterir açıklamalı, gerekçeli, mahkeme taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak dava konusu hisselerin devir tarihi olan 4.9.1996 tarihindeki gerçek değerleri tesbit olunmalı ve tesbit olunacak bu miktara hükmedilmelidir. Mahkemenin açıklanan bu yönleri gözardı ederek somut olayın ve ihtilafın özüne uygun düşmeyen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.01.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy