(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 76) (2918 S. K. m. 20) (743 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Sadullah ... geldi davalı taraftan kimse gelmemiş onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan harici sözleşme ile traktör satın aldığını, bir kısım ödemeler yaptığını, traktörün motor bloğunun çatlak olduğunu, davalının aleyhine icra takibi başlattığını ileri sürerek ödemeleri karşılığı 1.822.000.000 TL.nin iadesine, senetlerin iptaline, borçlu olmadığının tespitine % 40 kötü niyet tazminatına verilmesini istemiştir.
Davalı, süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı, hakkın suistimali olduğunu savunarak reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında trafikte başkası adına kayıtlı bulunan traktörün satımı konusunda sözleşme yapıldığı, bu sözleşme uyarınca davacının davalıya satım bedeline karşılık bir kısım ödeme yaptığı, bakiye alacak yönünden davalının, davacı aleyhine icra takibinde bulunduğu konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, traktörün motor bloğunun satım anında çatlak olması nedeniyle amaca uygun olmadığı ve geçersiz sözleşme nedeniyle ödediğinin istirdadı ile borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Bir davada dayanılan maddi olayların açıklanması ve kanıtlanması taraflara, uyuşmazlığın nitelendirilmesi ve uygulanacak yasa
maddelerinin doğru uygulanması hakimin görevidir ( HUMK 76.md ). Taraflar arasındaki trafikte tescilli aracın satımına ilişkin sözleşmenin Karayolları Trafik Kanunu 20/d maddesi hükmü uyarınca geçersiz olduğu mahkemenin de kabulündedir. Kural olarak hukuken geçersiz sözleşmeler taraflarına hak ve borç tahmil etmez. Taraflar, karşılıklı olarak aynı anda olmak kaydıyla aldıklarını sebepsiz iktisap hükümleri uyarınca geri isteyebilirler. Somut olayda aracı satan davalı aracın maliki değildir. Araç trafikte dava dışı kişi adına kayıtlıdır. Bu halde MK.nun 2. maddesi hükmünden hareketle sözleşmenin geçerli kabul edilmesi mümkün değildir. Davalı kayıt maliki olmadığı için aracın trafik kaydını davacı adına devrettirmekle yükümlü tutulamaz. Mahkemenin aksine kabulü doğru değildir. Diğer taraftan geçerli bulunan sözleşme hükümlerine uygulanması gereken satımdaki B.K.nun ayıba ilişkin hükümleri de bu olayda uygulanamaz. Davacı, verdiğinin istirdadı ve borçlu olmadığının tespitini istemiş olmakla aldığı aracıda aynı anda iade etmelidir. Şu durum karşısında mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçersiz olduğu gerçeğinden hareketle davacının davalıya yaptığı ödemeyi istirdada haklı olduğu, ödemesi gereken bakiye borçtan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve aynı anda satım konusu aracın davalıya iadesine şeklinde karar vermesi gerekirken somut olayın özelliğine uygun düşmeyen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 1.2.2001 gününde oybirliği ile verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy