(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı Hulusi Gürcan ve vekili avukat Kamil Çörtoğlu ve vekili avukat yalçın Veziroğlu ile davalılar vekili avukat Alper Naycı'ının gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar, davalıların murisine ait taşınmazı 1.1.1992 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladıklarını, 2002 yılına kadar mecurda oturmaları ve bu tarihten önce tahliye edilmemeleri şartı ile kiraya verene 72.000 Dolar ile 8.000 Dm ödediklerini, davalıların kiraya verenin ölümü ile kanuni mirasçısı olduklarını, murisin sağlığında teminat olarak verilen parayı iade etmemek için muvazaalı olarak taşınmazı davalılara sattığını yine davalıların taşınmazı sattığı, üçüncü şahıslarca açılan dava sonunda kiralananı 11.7.2001 tarihinde tahliye etmek zorunda kaldıklarını, kira sözleşmesinde açıklanan teminata karşılık 2002 yılına kadar taşınmazdan tahliye edilmeme şartının davalılarca ihlal edildiğini, bu nedenle sebepsiz zenginleştiklerini ileri sürerek, 72.000 Dolar ve 8.000 DM.nin 4.12.1997 tarihinden itibaren ve tahsil tarihindeki geçerli kur üzerinden davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasını istemişlerdir.
Davalılar, davacıların yeni malike kira bedeli ödemeyerek temerrüde düştüklerini ve icra Tetkik Mercii kararı ile akdin feshi ile tahliyeye karar verildiğini kira sözleşmesinin feshinde kendi kusurları bulunmadığını bildirerek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar ile davalıların murisleri arasında 1.1.1992 tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği dosya içerisindeki belgelerden anlaşılmaktadır. Kiraya konu olan taşınmazın, aynı sözleşmenin hükümlerine göre 2002 yılından evvel tahliyesi için dava açılmayacağı kararlaştırılmış ve devamında ise malik Zahit ve Keziban için 70.000 Dolar ve ayrıca müşterek mülk için 2000 Dolar ve 8.000 Dm teminat olarak alındığı ve tahliye durumu hasıl olursa, döviz olarak aynen iade edileceği kararlaştırılmıştır. Dosya içerisindeki belgelere göre, dava konusu taşınmazın, kiralayan Zahit tarafından 5.12.1997 tarihinde 1/2 hissesinin Nadir'e ile 1/2 hissesini Nürgül'e sattığı Nürgül'ün 1/2 şer hisseden 3/8 hissesini kendi uhdesinde bırakarak 1/8 şer hissesini Süleyman Soner Sak'a 28.7.1999 tarihinde sattığı ve daha sonra Nürgül'ün bu taşınmazdaki 3/8 şer hissesini 16.12.1999 tarihinde Süleyman Soner Sak'a sattığı bilahare Nadire'nin 1/2 hissesini 1.11.2000 tarihinde Fatma Sak'a sattığı dosya içerisindeki tapu kaydından anlaşılmaktadır. Yeni maliklerce davacılar aleyhine Kasım ve Aralık 2000 ve Ocak 2001 ayı kira bedelinin tahsili için icra takibine giriştiği, icra tetkik merciince davacı kiracıların mecurdan temerrüt nedeniyle tahliyelerine karar verilmiş ve neticede davacılar mecuru 11.7.2000 tarihinde tahliye etmişlerdir. Böylece davalıların taşınmazı dava dışı üçüncü kişilere sattıkları dolayısıyla davacıların kiralananı 2002 yılından evvel tahliye etmiş olmakla, davalılar sözleşme hükmüne göre, tahliye durumu hasıl olduğunda verilen teminatı döviz olarak aynen iade edecekleri kararlaştırıldığına göre, teminat olarak verilen 72.000 dolar ile 8000 Dm. Davacılara geri vermekle yükümlüdürler. Mahkemece, sözleşme hükmü yanlış değerlendirilerek, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 97.500.000 lira duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, 07.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy