(818 S. K. m. 161, 404, 405) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile imzaladıkları 9.9.1998 tarihli komisyon sözleşmesi gereğince davalıya 4 adet taşınmazı gezdirip gösterdiklerini, taşınmazlardan birinin satıcısı ile tanıştırıp pazarlık yaptırdıklarını, ancak davalının kendilerini devre dışı bırakıp, 9.11.1998 tarihinde tapudan taşınmazı satın alarak, komisyon ücretini ödemediğini, sözleşme gereği komisyon ücreti ve cezai şartın tahsili için başlattıkları icra takibine itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline ve % 40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacının 1 yıl önce taşınmazı gezdirdiğini, ancak sözleşmeye daha sonraki bir tarihin atıldığını, taşınmazı tapu malikinin mirasçılarından satın aldığını bu satışta, davacının bir hizmeti olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, ispatlamadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalı arasında 9.9.1998 tarihli tellallık sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmede alıcının gördüğü emlaklardan birini alması halinde gerçek satış bedeli üzerinden % 3 komisyon bedeli ödeyeceğinin, ayrıca müşterinin gösterilen taşımazı firma dışında satın alması durumunda komisyon bedelinin iki katı cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, davalı tellallık sözleşmesinde belirtilen süre içinde, davacı tellalın sözleşmede 3. sırada yazılı taşınmazı göstermesinden sonra tapu ile iktisap etmiştir. B.K.nun 404. maddesinde belirtildiği üzere, "tellallık bir akittir ki, onunla tellal ücret mukabilinde bir akdin yapılması imkanını hazırlamayı veya akdin icrasına tavassut etmeyi" üstlenir. Yine B.K.nun 405. maddesi gereği de "yaptığı hazırlık veya icra eylediği tavassut akdin icrasına müncer olunca da tellal ücrete müstehak olur". Olayımızda, davacı tellal, davalıya taşınmazı göstermiş ve sözleşmede belirtilen 60 günlük sürede de davacı taşınmazı tapu ile satın almış olduğuna göre, artık tellal üzerine düşen görevi yerine getirmiş ve sözleşmede belirtilen oran üzerinden ücret ve cezai şart istemeye hak kazanmıştır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın değeri üzerinden davacının talep ettiği tellallık ücreti ile B.K.nun 161/son maddesi gözetilerek cezai şarta ilişkin alacağı belirlenip, bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan sebeplerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 5.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy