(6570 S. K. m. 16) (818 S. K. m. 158)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kiracısı olan davalı tarafın 1.7.1999 tarihli kira sözleşmesi ile mecuru kullandığını, sözleşmenin 12/a, c maddeleri ile kira bedelini ait olduğu ayın 5. günü iş saati sonuna kadar ödenmesinin ve ödenmediği takdirde %30 cezai şart alınacağının kararlaştırıldığını Mart 2000-Kasım 2000 döneminde eksik ve geç ödemelerin yapıldığını, bunun üzerine Kadıköy 7. İcra müdürlüğünün 2000/10725 esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, borçlu davalının itiraz ettiğini bu arada kısmi ödemelerinde yapılması nedeniyle dava tarihi itibariyle 6187 ABD doları cezai şart alacakları ve takip tarihinden itibaren yıllık %7 oranda işletilecek faiz alacakları bulunduğunu iddia ile itirazın iptali ve inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, yaptıkları ödemelerin ana para borç ile ilgili olduğunu 6570 sayılı yasanın 16. maddesi uyarınca kiracıdan kira parası dışında para istenemeyeceğini, bakiye kira parası, faiz ve cezai şart borçlarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 6570 sayılı yasanın 16. maddesi uyarınca cezai şart talep edilemeyeceğinden cezai şarta yönelik davanın reddine, asıl alacak üzerinden faiz yürütebileceğinden faize yönelik itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça cezai şart talep edilebileceği gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 1.7.1999 tarihli kira sözleşmesinin 12/e maddesinde süresinde ödenmeyen kira bedeli üzerinden %30 oranda cezai şart alınacağı açıkça kararlaştırılmıştır. Davalı kira borcunu zamanında ödemekle yükümlüdür. Bu borcun zamanında ödenmemesi halinde kararlaştırılan ceza koşulu hukuken geçerlidir Ve tarafları bağlar. 6570 sayılı yasanın 16. maddesindeki yasaklamanın konuluş amacı da göz önüne alındığında burada uygulanması mümkün olmadığı gibi, para borçlarının ifa edilmemesi halinde de ceza koşulu kararlaştırılabileceği, Yargıtay'ın sapma göstermeyen, köklenen içtihatlarındandır. Kira sözleşmesinin başlangıcında böyle bir kararlaştırmanın yapılması da, ceza koşulunun geçersizliğine neden kabul edilemez. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek sözleşmenin açıklanan hükmünün geçersiz kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy