(818 S. K. m. 484, 490) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, maliki olduğu taşınmazı davalının ortağı olduğu dava dışı A... Kimya Gıda Tarım Sanayii ve Ticaret Ltd. Şirketine 1.4.1998 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığını, davalının da bu sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, dava dışı kiracı şirketin 1999 yılı aylarına ait kiraları ödemediğini ve habersizce tahliye ettiğini, 2.970.000.000 TL. kira alacağı ve faizinin tahsili için yaptığı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, kefil olan davalının kefilliğinin adi kefalet niteliğinde olduğu, asıl borçlu hakkındaki icra takibinin sonuçsuz kaldığı saptanmadıkça adi kefilin kira borcundan sorumlu tutulamayacağı, kefilin kefaletinin hangi hususlarda olduğunun somut olarak belirlenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı kiralayan ile dava dışı A... Kimya Gıda Tarım Sanayii ve Ticaret Ltd. Şrt. arasında düzenlenen 1.4.1998 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesinde davalının yine dava dışı Ali A. isimli şahısla birlikte kefil oldukları uyuşmazlık konusu değildir.Kira sözleşmesinin 8.maddesinde kefillerin kefaletinin kira ilişkisi devam ettiği sürece devam edeceği ve kefillerin müteselsilen borçlu ve sorumlu oldukları hükme bağlanmıştır. Sözleşmede yer alan müteselsil borçlu ibaresinin müteselsil kefalet anlamına geldiği Yargıtay'ın öteden beri sapma göstermeyen içtihatları ile sabittir. Bu hukuki olgu karşısında davalının iki yıllık dönem için müteselsil kefil olduğunun kabulü gerekir. Her ne kadar kira sözleşmesinde kira ilişkisi devam ettiği sürece kefillerin kefaletinin devam edeceği kararlaştırılmış ise de kira sözleşmesinin ne kadar süre devam edeceği bilinmediğinden ve bu itibarla kefaletin süresi de berilli olmadığı için sözleşmede kararlaştırılan iki yıllık süre dışındaki kefalet geçersizdir. Davacı 1999 yılı kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle icra takibine itiraz eden davalı ile dava dışı kiracı şirket ve diğer kefili hasım göstererek icra takibi yapmıştır. 1.yıldan sonra kararlaştırılan kira bedelinin "D.İ.E.tüketici fiyat endekslerindeki artış oranı uygulanmak suretiyle belirlenir" şeklindeki kira sözleşmesinde yer alan hüküm kefil bakımından sorumlu olacağı miktar belirlenmediğinden bağlayıcı nitelik taşımaz. Bu itibarla kefilin sorumluluğunun kira sözleşmesinde ilk olarak belirlenen aylık 200.000.000 TL. yönünden olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bent gereğince temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy