(4077 S. K. m. 4, 13, 23)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgilere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı Kamil Gücenbaş geldi diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğundan duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözle açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı şirketin yetkili bayiinden satın aldığı aracın boyasında üretim hatası olduğunu öne sürerek, aracın yenisiyle değiştirilmesini ve 3.000.000.000 lira maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı dava konusu aracı 23.2.1994 tarihinde davalı şirketin yetkili bayiinden satın almıştır. Araçtaki boya dökülmeleri üzerine davacı, 4077 sayılı T.H.H. nun 4. maddesi gereğince tercih hakkını onarım yönünde kullanmış, araç 10.4.1995 ve 22.7.1997 tarihlerinde iki kez boyandığı halde 15.2.1999 ve 14.6.2000 tarihlerinde yapılan kontrollerde boya arızasının devam ettiği anlaşılmıştır.
Tercih hakkını onarım yönünde kullanan davacının aracın değiştirilmesini isteyebilmesi için TKHK.nun 13/3 maddesindeki ve Garanti Belgesi ile tanıtma ve Kullanma Kılavuzunun Uygulama Esaslarına dair tebliğin (TRKGM 95/116-117) 12. maddesindeki şartların oluşması gerekir. Tebliğin 12. maddesi sanayi malının tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren belirlenen garanti süresi içinde kalmak kaydıyla bir yıl içerisinde, aynı arizayı ikiden fazla tekrarlanması ve farklı arızalarının dörtten fazla ortaya çıkması sonucu, maldan yararlanmamanın süreklilik kazanması, tamiri için gereken azami sürenin aşılması, firmanın servis istasyonunun mevcut olmaması halinde sırayla satıcısı bayii acentası, temsilciliği ithalatçısı veya imalatçısından birisinin düzenleyeceği raporla, arızanın tamirinin mümkün bulunmadığının belirlenmesi durumlarında, tüketici malın ücretsiz değiştirilmesini talep edebilir hükmünü getirmiştir. Görüldüğü gibi olayımızda tebliğin 12 maddesindeki aracın değiştirilmesi şartları oluşmamıştır. Şu halde davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 23. maddesinin 3. fıkrasında, tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve bakanlıkça açılacak davaların, her türlü resim ve harçtan muaf oluğu belirtilmiştir. Bu hüküm tüketicilerin ve tüketici örgütlerinin kolaylıkla dava açmalarını sağlama amacına yönelik olup, bu nedenle dava açarken bunlar, harçtan sorumlu tutulmamışlardır. Mal ve hizmet sunan satıcıların harçtan sorumlu tutulmamasına ilişkin, yasada bir hüküm yoktur. Dava sonunda dava kabul edildiği takdirde davanın değerine göre davalının harçtan sorumlu tutulması, hükmü temyiz ettiklerinde de bunlardan temyiz harcının alınması, harçlar kanunun amir hükümleri gereğidir. Davanın reddi halinde ise, davacılar harçtan muaf oldukları için bunlardan harç alınmaması gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeden, kararı temyiz eden davacıdan dava açarken ve temyiz sırasında harç alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Yanlıştır ve davacının ödediği harçların iadesi gerekir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanması HUMK. 438/7 ve son maddeleri gereğidir.
Sonuç: 1. bentte açıklanan nedenlerle ve şekilde sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesinin değiştirilmesine, 2.bentte açıklanan nedenlerle davacıdan 71.820.000 lira harcın davacıya iadesine, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 97.500.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy