(6570 S. K. m. 1) (818 S. K. m. 285)
Dava: Taraflar arasındaki kira tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemesinin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya kiraya verdiği pansiyon için aralarında en son 5.5.1994 tarihli kira sözleşmesinin yapıldığını, davalı hakkında akde muhalefetten tahliye davası açtığını, davalıya gönderdiği 19.2.1997 tarihli ihtarla kirayı aylık 60.000.000 liraya artırarak ödemesini bildirdiği halde, kirayı artırmadığını bildirip, aylık kiranın 60.000.000 liraya artırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazın köy sınırları içinde kalıp 6570 sayılı kanuna tabi yerlerden olmadığını ve kira tespiti istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı temyizi sonucu Yargıtay 3.Hukuk Dairesi Belediye sınırları dışında olduğundan 6570 sayılı kanunun uygulanmamasının doğru olduğu, ancak BK. Göre davanın görülmesi gerektiği ve yıllık kira bedeline göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirterek hükmü bozmuş, bozmadan sonra yapılan yargılama sonucu Asliye Hukuk Mahkemesince davanın bilirkişi raporuna dayanılarak kısmen kabulüne, aylık kiranın 50.000.000 TL. olarak tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, belediye sınırları dışında köyde bulunan taşınmazı için kira tespit davası açmıştır. Taşınmazın 6570 sayılı yasaya tabi olmadığı tüm dosya münderecatından anlaşıldığı gibi, bu konu taraflar arasında da tartışmasızdır. Kira tespiti davaları, 6570 sayılı yasaya tabi olan taşınmazların kiraya verilmesi halinde mümkündür. Bunun dışında kalan, 6570 sayılı yasaya tabi olmayan taşınmazlar Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Borçlar Kanununda kira tespiti ile ilgili bir hüküm bulunmamaktadır. Taraflar arasında, kira şartları bakımından çıkan uyuşmazlıkların varlığı halinde, B.K.285. maddesi taraflara akdi feshetme imkanını tanımıştır. Davacının bu davada fesih yönünden bir talebi bulunmadığına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 7.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy