(4721 S. K. m. 1, 2, 4) (818 S. K. m. 19, 248, 257)
Taraflar arasındaki kira tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait taşınmazda 1.12.1996 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, kira süresinin 31.12.1999 tarihinde sona erdiğini, kira sözleşmesinde dolar olarak belirlendiğinden dolar olarak ödediklerini, aynı binada emsal kiraların 650.000.000 lira civarında ve Türk Lirası olarak ödendiğini, davalının yeni başlayan kira dönemi için 1.1.2000 tarihinden itibaren 1880 dolar aylık kira istediğini bildirip, aylık kiranın emsallerine göre 650.000.000 liraya indirilmesini istemiştir.
Davalı, davalının Ocak kirasını 1880 Dolar olarak ödediğini ve kiranın bir yıl yenilenip uzadığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin başlangıcı 1.12.1996 tarihi, kira süresinin bitiş tarihi ise 31.12.1999 tarihidir. Sözleşmede kiranın dolar olarak ödeneceği ve aylık kiranın 1625 dolar olarak kararlaştırıldığı görülmüştür. Kira sözleşmesi taraflarca fesh edilmediği için 6570 sayılı yasanın 11.maddesi hükmüne göre bir yıl olarak yenilenip uzamıştır.Davacı yenilenip uzayan 1.1.2000 tarihinde başlayan bir yıllık dönem için kiranın yüksek olduğundan emsallerine göre kiranın 650.000.000 lira olarak belirlenip Türk Lirası olarak ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Kira bedelinin değişen ekonomik koşullara göre çok düşük kaldığı, tahammül edilemez hale geldiği, bu nedenle kiranın yeni koşullara uyarlanması ancak, uzun süreli kira sözleşmelerinde ve geriye kalan sürenin çok uzun olması ve kira tespit davası açılamaması durumunda açılabilir. Davacı yenilenen ve 1.1.2000 tarihinde başlayan bir yıllık kira dönemi için uyarlama değil ancak kira tespit davası açabilirdi. Mahkemece bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy