(6762 S. K. m. 503) (4721 S. K. m. 6) (1086 S. K. m. 267)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılara satıp teslim ettiği 57.978Kg pamuk bedeli 2.551.032.000TL. nin %66 faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar, satışa konu pamuğun Aypak çırçır ve pres işletmeleri Ltd.Şti.ne satıldığını ve bedelinin bu şirketçe ödendiğini, kendilerine husumet düşmeyeceğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 412.363.000TL. nin dava tarihinden itibaren %55 faizi ile birlikte davalılardan müşteken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalıların temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı, Aypak Ltd.Şti. pamuk satıp teslim ettiğini, bedeline karşılık şirketten avans aldığını, aldığı avansa karşılık şirket ortağı davalılara teminat senedi verdiğini, pamuk bedelleri ödenmediği halde, avansın teminatı olarak verdiği bonoların icrai takibine konulduğunu belirterek pamuk bedeli 2.551.032.000 TL.nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalılar, husumetin şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiğini, icra takibine konulan bonoların avans ile ilgisi olmadığını, başka borç ilişkisinden kaynaklandığını savunmuştur.
Davacının, pamukları şirket tüzel kişiliğine sattığı dosya içeriği ile sabit olduğu gibi davacının iddiası ve mahkemenin kabulü de bu doğrultudadır. TTK.503 maddesi gereği Aypak Ltd. Şti. ne satılan pamuk bedellerinden davalıların sorumlu tutulması doğru değildir.
Davacı, davalılar Fevzi Tüfenksi ve Hayrettin Çolakoğlu tarafından icra takibine konulan bonoların aldığı avansın teminatı olduğunu MK. 6. maddesi gereğince yasal delillerle kanıtlamalıdır. Davacı davasını yasal delillerle kanıtlayamamış, ancak vs. delil demek suretiyle yemin deliline dayanmıştır. Mahkemece, davacının davalılara yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Bir nolu bentte gösterilen nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine iki nolu bentte gösterilen nedenle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy