(818 S. K. m. 62, 61)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalı ile hissedar oldukları 136 nolu parselin izale-i şuyu davası sonucu üzerindeki kendileri tarafından yapılıp yetiştirilen evi, ağaç ve sera ile birlikte satıldığını, ileri sürerek davalının sebepsiz zenginleştiği 975.000.000 Tl.nın ödetilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, satış dosyasında belirlenen muhtesatların değerinin davalı hissesine düşen 975.000.000 Tl.nın davalıdan tahsiline karar verilmiş hükmü davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava konusu taşınmaz üzerindeki davacılar tarafından yapılmış olan muhtesatların, ortaklığın satış yoluyla giderilmesi kararı uyarınca satıldığı ve davalılardan haksız iktisaplarının tahsilinin istendiği anlaşılmaktadır. Davalıların haksız iktisaplarının hesaplanması için, izlenecek yol şöyledir: Konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile davacılar Yusuf ve Vasfiye Ars tarafından yapıldığı kabul edilen muhtesatların yapılmış olması ve yapılmamış olması halleri için ayrı ayrı olmak üzere, hiçbir maliyet hesabı yapılmaksızın taşınmazın ihale gününde ve aynı koşullarla satılmasında elde edilecek gerçek sürüm değerleri belirlenmeli, bu şekilde elde edilecek değerler arasında bir fark meydana geldiğinde, bunlar birbirine oranlanmalı, bu oran ihale ile yapılan satış bedeline uygulanarak, davacının bina için yaptığı giderlerin ihale bedeline yansıma miktarı bulunmalı, bulunacak bu miktardan davalının paylarına isabet eden miktarlara hükmedilmelidir. Eğer bu değerler arasında bir fark olmadığının anlaşılması durumunda, binanın taşınmaz değerine etkisinin olmadığı, dolayısıyla davalının bir sebepsiz zenginleşmesinin bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmelidir. Mahkemece bu yöntem izlenmeden hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy