(818 S. K. m. 49) (743 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, cep telefonu abonesi olduğunu, ödemiş olduğu Aralık 1996 ayına ait 540.000 TL. ile Ocak 1997 ayına ait 2.190.000 TL.lık fatura bedellerinin ödenmediği iddiası ile davalı Türk Telekom tarafından telefonunun kapatıldığını, belgeli itirazları sonucu sehven şehiriçi tahsilatlarına alındığı bildirilerek konuşmaya açıldığını, bu kez davalılar arasındaki devir sonrası davalı ...... Mobil A.Ş. tarafından aynı tarihli borç çıkarılıp telefonun konuşmaya kapatıldığını ve itirazlarına rağmen konuşmaya açılmadığını, kendisinin avukat olup işlerini cep telefonuyla takip ettiğini ve maddi manevi kayıplarının büyük olduğunu ileri sürerek 1996 Aralık ile 1997 Ocak borcunu ödemiş olduğunun tespiti ile 200.000.000 TL maddi, 200.000.000 TL manevi tazminatın faizi ile ödetilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı Türk Telekominikasyon A.Ş. hakkındaki davaya husumetten maddi tazminat davası, zarar ispat edilemediğinden red edilmiş, 50.000.000 TL manevi tazminatın davalı .... A.Ş.den tahsiline verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ....... A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ..... A.Ş.nin tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının, süresinde ödediği cep telefonunun Aralık 1996 ile Ocak 1997 fatura bedellerinin ödenmediğinden bahisle, davacının
tüm itirazlarına rağmen davalı ..... A.Ş. tarafından görüşmeye kapatıldığı hususu, tüm dosya münderecatından anlaşıldığı gibi, taraflar arasında da ihtilafsızdır. Mahkemenin kabulünde belirtildiği gibi, bu olay nedeniyle davacının şahsiyet hakkı, hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğradığı hususu da tartışmasızdır. Hakim, B.K. 49/2 maddesi gereği, manevi tazminatın miktarını tayin ederken, tarafların sıfatını işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını dikkate alarak tespit edecektir. Manevi tazminatın miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü, kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nesafetle hüküm vereceği MK 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı tazminat ve ceza değildir. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, davalının hukuka aykırı fiilinden dolayı yapılan bir kötülükte değildir. Manevi tazminat, zarara uğrayanda bir huzur duygusu vermeli, duyduğu elem ve ızdırabın dindirilmesini amaç edinmelidir. Manevi tazminatın fonksiyonu da bu noktada toplanmaktadır. O nedenle tazminatın miktarı tayin edilirken, bu amaç ve fonksiyon gözardı edilmemelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktar kadar olmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişen hal ve şartların olacağı da kuşkusuzdur. Hakim bu konudaki takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri ında, objektif ölçülere göre isabetli olarak göstermelidir.
Avukat olan ve mesleği nedeniyle toplumda saygın bir yeri bulunduğu tartışmasız olan davacının, fatura bedellerini ödediği halde, itirazlarına rağmen telefonunun ısrarla konuşmaya kapatıl-dığı ve açılmadığı gözetildiğinde hükmedilen 50.000.000 TL.nın az olduğu gerçeği ortadadır. O nedenle, daha uygun ve üst düzeyde bir miktara hükmedilmesi için, davacı yararına bozulmalıdır.
3-Avukatlık asgari ücret tarifesinin 11. ve 14. maddeleri gereği, davacı lehine hümolunan manevi tazminat için 5.000.000 TL ücreti vekaletin davalı ... A.Ş.den tahsiline verilmesi gerekirken, hiç ücret takdir ve tayin edilmemesi, davalı Telekom A.Ş. lehine 40.000.000 TL kısmen red edilen manevi tazminat için davalı ..... A.Ş. lehine 5.000.000 TL ücreti vekalet tayini gerekirken, yazılı şekilde ve daha fazla miktarlarda ücreti vekalet tayini usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer davalı ... A.Ş.nin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 1.3.2001 gününde oybirliği ile verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy