(4077 S. K. m. 9, 23)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile devre tatil sözleşmesi yaptığını, cayma bildirimi belgesi verilmediğini öne sürerek sözleşmenin iptali ile ödediği 100 Doların ve ödenmeyen senetlerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Davalı şirketin, taraflar arasındaki devre tatil sözleşmesine cayma bildirimi belgesinin davacıya teslim edildiğine dair hüküm koyması davalının sözleşmenin kapıdan satış şeklinde yapıldığını kabul ettiğini gösterir. Bu durumda 4077 sayılı yasanın 9. maddesine uygun şekilde cayma bildirimi belgesinin davacıya teslimi gerekir. Ancak somut olayda olduğu gibi sözleşme metni içerisinde cayma bildirim belgesinin düzenlenerek davacıya teslimi 4077 sayılı yasanın 9. maddesinin amir hükmüne aykırıdır. Cayma bildirimi belgesi, 9. maddedeki şekle uygun olarak ayrıca tutanak ile davacıya teslim edilmelidir. Usulüne uygun olarak düzenlenmiş cayma bildirimi belgesi verilmediğine göre bu şekilde eksik düzenlenen sözleşmelerden davacı tüketici yedi günlük süre ile bağlı olmadan her zaman dönebilir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şeklide davanın reddi, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
2-) 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 23. maddesinin 3. Fıkrasında, tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve bakanlıkça açılacak davaların, her türlü resim ve harçtan muaf oluğu belirtilmiştir. Bu hüküm tüketicilerin ve tüketici örgütlerinin kolaylıkla dava açmalarını sağlama amacına yönelik olup, bu nedenle dava açarken bunlar, harçtan sorumlu tutulmamışlardır. Mal ve hizmet sunan satıcıların harçtan sorumlu tutulmamasına ilişkin, yasada bir hüküm yoktur. Dava sonunda dava kabul edildiği takdirde davanın değerine göre davalının harçtan sorumlu tutulması hükmü temyiz ettiklerinde de bunlardan temyiz harcının alınması, harçtan sorumlu tutulması hükmü temyiz ettiklerinde de bunlardan temyiz harcının alınması, harçlar kanunun amir hükümleri gereğidir. Davanın reddi halinde ise davacılar harçtan muaf oldukları için bunlardan harç alınmaması gerekir.
Mahkemece bu yön gözetilmeden, davacıdan temyiz sırasında ve red karar harcının alınması da kabul şekli bakımından bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 19.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy