(818 S. K. m. 414)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü :
Karar: Davacı, davalıya ait taşınmazı kiraladığını, kullanılamaz halde kiraladığı mecurda faydalı ve zaruri masraflar yaptığını, bu imalatların tespit bilirkişi raporuna göre 1.505.497.000 TL olduğunu, ayrıca jeneratör aldığını ve jeneratörün 500.000.000 TL değerinde bulunduğunu, su arıtma cihazı ve iki adet telefon ahizesi ile jeneratörü taşınmazda bıraktığını belirterek toplam 2.125.497.000 TL.nın tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının tadilat yapamayacağını, bunun için kendisinden izin alınması gerekmesine rağmen böyle bir iznin alınmadığını, davacının duvarı eski hale getirmediğini, ayrıca davacının kira ve yakıt borcu bulunduğunu, bu nedenle jeneratör ve su arıtma cihazı üzerinde hapis hakkını kullandığını savunmuş ve davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının yaptığı faydalı imalatların 1.505.497.000 TL yaptığı, jeneratörün 500.000.000 TL, su arıtma cihazının da 20.000.000 TL değerinde olduğu ve davacının toplam 2.025.497.000 TL talep etmeye hakkı bulunduğu, ancak davacının mecurda yaptığı zararlı işlerin toplamı olan 310.000.000 TL.nın düşülmesi gerektiğinden bahisle 1.715.497.000 TL.nın davalıdan tahsiline verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde davacı kiracının kiralanana bu davaya konu tadilat ve onarımları yapacağı ve bunların karşılıklarını tahliye esnasında davalı kiralayandan talep edebileceği konusunda açık bir hüküm olmadığı gibi tadilat ve onarımların kiralayanın yazılı onayıyla yapılacağına dairde hüküm mevcuttur. Bu durumda kural olarak davacı taraflar arasındaki kira sözleşmesine dayalı olarak kiralanana yapmış olduğu faydalı ve zaruri masrafları kiralayandan isteyemez. Ne varki davada öne sürülen giderler davacı kiracı yararına kiralananın daha verimli bir şekilde çalıştırılıp gelir elde edilmesi amacına uygun olarak yapılmıştır. Yapılan bu giderler dolayısıyla kiralananda değer artışı olduğu, bu değer artışından dolaylı olarak davalı kiralayanın yararlanacağı da açıktır. O nedenle olayda BK.nun 414. maddesi hükmünün uygulanması gerekmektedir. Su arıtma cihazı ve jeneratör dışındaki imalatları ve faydalanmaları davalının benimsediği, sadece su arıtma cihazı ve jeneratörü davacıya iade etmek istediği, ancak bunlar üzerinde hapis hakkı kullanarak ödenmeyen 9 aylık kira parası ile yakıt bedellerine dair alacağının ödenmesine kadar elinde tuttuğu görülmektedir. Hal böyle olunca davalının diğer temyiz itirazları yerinde değil ise de özellikle arıtma cihazı ve jeneratöre yönelik temyiz itirazları yerindedir. Bu durumda mahkemece davacının davada savunulduğu gibi davalıya 9 aylık kira ile yakıt borcu olup olmadığı üzerinde durulmalı, bu konuda taraf delilleri toplanmalı, davalının kiradan ve yakıttan alacağının varlığı ve miktarı saptandığında bu miktar davacının diğer alacaklarından mahsup edilmeli, jeneratör ve su arıtma cihazının kiralanandan alınarak aynen davacıya teslimine karar verilmeli, davacının bunların bedeline ilişkin talebi ise reddedilmelidir. Mahkemenin açıklanan bu yönleri gözardı ederek somut olayın özelliğine uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde verilmesi usule ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.3.2001 gününde oybirliği ile verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy