(2004 S. K. m. 67, 68)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz. edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Ali Haydar Yılmaz gelmiş, diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, kendisinden borç para isteyen davalıya Almanya'dan 2800DM'ı banka havalesi ile gönderdiğini, ancak davalının borç olarak gönderilen parayı ödemediği gibi hakkında yapılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının gönderdiği paranın borç olarak gönderilmediğini, davacının kızı ile kendi oğlunun nişanlanmalarından sonra davacının alınacak ev eşyalarına katkıda bulunmak için bu parayı gönderdiğini ve gönderilen para ile de ev eşyalarının alındığını savunmuş ve davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davalının savunmasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişi hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 2800DM'ı davalıya borç olarak gönderdiğini bildirip delil olarak ta havale makbuzuna dayanmıştır. Havale makbuzunda paranın ne için gönderildiğine dair bir kayıt bulunmamaktadır. Davalı ise gönderilen paranın borç olarak değil, davacının kızı ile kendisinin oğlunun nişanlanmasından sonra, paranın çocuklara alınacak ev eşyalarının alımında kullanılmak üzere gönderildiğini ve eşyalarında alındığını savunarak gerekçeli inkarda bulunmuştur.Paranın ne için gönderildiğine dair bir ibare taşımayan soyut havale makbuzu, paranın borç olarak gönderildiğini kabul için yeterli değildir. Davacının, parayı borç olarak gönderdiğini yasal delillerle ispatlaması gerekir. Davacı ise, bu hususta herhangi bir yasal delil ibraz etmemiştir. Bu nedenle mahkemece, ispat yükü ters çevrilerek davalının savunmasını ispat edemediğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki davacı, dava dilekçesinde her türlü yasal delil demek suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Davacıya, davalı tarafa iddiası konusunda yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak, sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönleri göz ardı ederek, yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup,bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklana nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy