(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 337)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılarda Nimet ...a ait pansiyonu 15.2.1996 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığını ve 7.3.1996 tarihinde teminat olmak üzere boş bir senet imzalayıp davalı Nimete verdiğini, senedin daha sonra doldurularak diğer davalı Sevil ...a ciro edildiğini ve davalı Sevilin de bu senede dayanarak hakkında icra takibi başlattığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; kira sözleşmesinde bahsedilen teminat senedi ile davaya konu senedin ayrı ayrı senetler olduğunu savunmuş ve davanın reddi ile icra inkar tazminatının tahsilini istemişlerdir.
Mahkemece; icra takibine konu olan senedin kira sözleşmesinde yazılı senet olmadığı ve davacının davasında haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacak miktarı üzerinden %40 oranında tazminatın davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı borçlu tarafından açılan bu menfi tespit davası nedeniyle mahkemece verilen bir kararla icra takibi durdurulmamış, dahası davacının icra Tetkik Merciinde açtığı davadaki ihtiyati tedbir istem mercii tarafından da reddedilmiştir. Bu durumda reddedilen menfi tespit davası nedeniyle davacı borçlunun İİK hükümlerine aykırı olarak yazılı olduğu şekilde icra inkar tazminatına mahkum edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3- Davacı, icra takibine konu senedin davada dayandığı kira sözleşmesinde yazılı olan senet olduğu iddiası ile bu davayı açmıştır. Bu iddiasının ispatı içinde dava dilekçesinde yemin delilline dayanmıştır. Öyle ise davacıya yemin delili hatırlatılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemenin bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar vermesi usul ve kanuna aykırı olup, ayrıca bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentler gereğince temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.04.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy