(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 308)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı idarenin araçları için yakıt, madeni yağ gibi malzeme aldığını, bu konuda veresiye fişleri yazıldığını, bunların bedellerini davalıdan istediğini ancak ödeme yapmaktan kaçındıkları için icra takibi yaptığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı ise davacı ile akaryakıt alımı için yapılmış bir anlaşma bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine ve davacının icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı bu davada 54 adet veresiye fişi ve faturaya dayanarak davalı belediyeye verdiği akaryakıt bedeline karşılık yaptığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı belediye başkanı icra takibine yaptığı itirazında dolaylı olarak davacıdan fişler karşılığı akaryakıt alındığını kabul etmektedir. Davacı ibraz ettiği veresiye fişleri altındaki imzaların bir kısmının bizzat davalı belediye başkanına bir kısmının da belediye personeline ait olduğunu öne sürmüştür. Mahkemece davalının borca itiraz dilekçesi içeriği ile davacının ibraz ettiği veresiye fişleri üzerinde inceleme araştırma yapılmamıştır. Gerçekten taraflar arasında yazılı sözleşme olmasa dahi davacıdan fiilen akaryakıt alınmış ve bu akaryakıt belediye araçlarında kullanılmış ise davalı belediye haksız iktisap hükümleri uyarınca davacıya karşı bu akaryakıt bedellerin ödeme konusunda sorumlu olacaktır. Öyle ise mahkemece davacının bu davada dayandığı teslim fişlerindeki imzaların kimlere ait olduğu ayrı ayrı davacıdan sorulup tespit edilmeli, imza sahibi kişilerin davalı belediye ile olan ilişkileri saptanmalı gerektiğinde imza sahibi kişiler dinlenip imzaların bunlara ait olup olmadığı araştırılmalı, inkar halinde HUMK 308. md. ve devamı gereğince inceleme yapılmalı, böylece davacının veresiye fişlerinde belirtilen miktarlar kadar davalıya akaryakıt teslim edip etmediği belirlenmeli, gerektiğinde davacıya yemin delilini kullanma hakkı hatırlatılmalı böylece sonuca uygun verilmelidir.
3-İtirazın iptali davasının reddi halinde alacaklının icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için yapılan icra takibinin haksızlığı yanında ayrıca alacaklının kötüniyetle icra takibi yapmış olduğunun subuta ermesi gerekir. Alacaklının alacağını ispat edememiş olması ancak icra takibinin haksızlığının kabulü için delil teşkil eder. Kötüniyetli olduğunun kabulüne yeterli olmaz. Mahkemece davacının alacaklının sırf davalıyı zararlandırmak amacı ile kötüniyetle bu icra takibini yaptığı savunulup kanıtlanmamış olmasına rağmen davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi de ayrıca kabul şekli bakımından usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.4.2001 gününde oybirliği ile verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy