(818 S. K. m. 61, 66) (743 S. K. m. 907) (1086 S. K. m. 440, 442/A)
Dava: İrfan Macar vekili avukat Muzaffer Erden ile Cahit Aydın vekili avukat Nihat Temay aralarındaki dava hakkında Malkara Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 27.1.2000 tarih ve 149-3 sayılı hükmün Dairenin 24.10.2000 tarih ve 5703-8975 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Karar: Davacı, 130 ada 11 parsel kendisine 10 parselin ise davalıya ait olduğunu, 10 parsel üzerine ve 11 parsel lehine tesis edilen üst nedeniyle davalıya ait parelin üzerine iki kat inşaat yaptığını, davalının üst hakkının iptali için açtığı dava sonucu bu hakkın iptal edildiğini, daha sonra kendisi aleyhine açılan meni müdahale sonucu o davanın da kabul edilip taşınmazdan el çektirildiğini, iyi niyetle yapmış olduğu faydalı ve zaruri masraflardan dolayı davalının haksız zenginleştiğini beyanla kendi yaptırdığı iki katın değeri olan 7.104.642.000 TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı savunmasında; davanın süresinde açılmadığını bu nedenle alacağın zaman aşımına uğradığını, kaldı ki davacının iyi niyetli olmayıp tesis edilen üst hakkının yasallara uygun konulmadığını, istenen tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini dilemiş açmış olduğu karşı davada ise davacının kötü niyetli fuzuli şagil olduğunu ileri sürerek 1994 tarihinden itibaren tahakkuk eden beş yıllık 2.800.000.000 TL. ecrimisilin tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davalı tarafından açılan meni müdahale davasının 19.2.1998 tarihinde derecaattan geçmek suretiyle kesinleştiğini, dava tarihi olan 2.6.1999 tarihine kadar BK.66 maddesindeki 1 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleştiğini, belirterek davacının davasının reddine, karşı dava yönünden ise meni müdahale davasının kesinleştiği tarihten infaz tarihine kadar geçen süre yönünden davanın kabulü ile 396.000.000 TL. ecrimisilin davacı karşı davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar vermiştir. Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiş, dairemizce kararın onanmasına karar verilmiş olmakla bu defa davacı kendi açmış olduğu tazminat davası yönünden karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki nedeni ister mahkemenin kabulünde olduğu gibi BK.nun 61 ve sonraki maddelerinde hükme bağlanan sebepsiz zenginleşmeden kaynaklansın ister, MK. nun 907. maddesinde hükmü bağlanan tazminat isteğinden kaynaklansın bu gibi davalarda zaman aşımı süresi 1 yıldır. Davalıya ait 10 parsel üzerinde bulunan ve meni müdahale davasına konu olan o davadaki bilirkişi krokisinde B ve C harfleriyle işaretli zemin kat üzerinde bulunan katların davacı tarafından yapıldığı tarafların kabulünde olduğu gibi dosya içeriğindeki delil ve belgeden de anlaşılmaktadır. Bu bağlamda BK. 66. maddesindeki 1 yıllık zaman aşımının hangi tarihte işlemeye başlayacağı yönü üzerinde durmak gerekir. Yasanın bu maddesi ... haksız surette mal iktisabından dolayı ikame olunacak dava mütazarrır tarafın verdiğini istirdada hakkı olduğuna ıttıla tarihinden itibaren 1 sene içinde... açılacağı hükmünü getirmiştir. Davacının bu yasa maddesinde açıklanan geri isteme hakkının öğrenebilmesi için zenginleşen kişinin kimliğini, zenginleşmenin kendisine ait olduğunu ve nihayet haksız zenginleşmenin miktarını fiilen bilmesini gerekli kılar. Yukarıda açıklanan bu şartlar davacı tarafından tahmini olarak değil en azından davacının dava açma hakkına sahip olduğunu da kesin olarak bilmesi ile gerçekleşir. Bu nedenle davacının gerekli özeni göstermesi halinde alacağını öğrenme ihtimali bulunması mahkeme kararında açıklandığının aksine yeterli değildir. Somut olayda davacı dava açma hakkının varlığını kesinleşen meni müdahale davasının kendisine tebliğ edildiği ilamlı icraya ait icra emri ile 12.1.1999 tarihinde öğrenmiştir. Kaldı ki HUMK. 442/A maddesinin 2. fıkrası gereğince Yargıtay'ın onamaya karşı başvuran karar düzeltme isteminin reddine ilişkin kararının sonucu da mahkeme baş katipliğince yasanın açık hükmüne rağmen taraflarına tebliğ edilmemiştir. Bu itibarla zamanaşımı başlangıcının meni müdahale davasının kesinleştiği tarihte işlemeye başladığının kabulüne olanak yoktur. El atmanın önlenmesine ilişkin karar 21.5.1999 tarihinde infaz edildiğine göre açılan iş bu davada zaman aşımı başlangıcının taşımazın fiilen elden çıktığı 21.5.1999 tarihinde başladığının kabulü gerekir. O tarihten dava tarihine kadarda BK.nun 66. maddesinde açıklanan zaman aşımı süresi gerçekleşmemiştir. O nedenle davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerektiği halde zuhülen onanmış olduğu yeniden yapılan inceleme ile anlaşılmakla davacının karar düzeltme talebi kabul edilmeli, dairemizin onama kararı kaldırılmalı ve mahkeme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 24.10.2000 gün ve 2000/5703-8975 sayılı onama kararının kaldırılmasına, usul ve yasaya aykırı bulunan mahkeme kararının BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcının iadesine, 12.04.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy