(2886 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki kira alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, lise binası olarak kullanılmak üzere binasını davalıya kiraya verdiğini, yapılan kira sözleşmesine rağmen davalının kira bedelini ödemediğini belirterek, kira bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalı cevabında, davacının önceden adi yazılı bir belge ile kira bedeli istemeyeceğine dair taahhüdü olduğunu, bu nedenle kira bedeli istemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme kararında, yapılan kira sözleşmesi ile adi yazılı yapılan taahhüdün ortadan kalktığını belirterek, davanın davacıya kira bedeli ödemesi şeklinde karar vermiştir.
Davacı, 8.5.1991 günlü taahhütnamesiyle, dava konusu taşınmazı 6 yıl süre ile kira bedeli talep etmeden lise olarak kullanılmak üzere Milli Eğitim Bakanlığına vermeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Belge, davacının kabulündedir. Bu davada davacı, Milli Eğitim Bakanlığı adına Yurtampazarı Lisesi müdür vekili Tuncay Yıldız tarafından imzalanmış bulunan kira sözleşmesine dayanarak talepte bulunmuştur. Davalı talep edilen kira parasına hükmedilebilmesi için öncelikle bu kira sözleşmesinin 2886 sayılı yasa ve bu yasaya dayalı olarak çıkartılan tebliğ ve genelge hükümlere uygun olarak yetkili kişiler tarafından imzalanmış ve böylece hukuken geçerli davalıyı bağlayıcı nitelikte bir sözleşmenin varlığı şarttır. Davada dayanılan bu kira sözleşmesinin davalıyı bağlayıcı bir kira sözleşmesi olmadığı, yöntemine uygun olarak yetkili makamların onayı alınmadan lise müdür vekili tarafından imzalandığı dosya içindeki mevcut bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. O nedenle, bu nitelikte bir kira sözleşmesinin hukuken geçerli ve bağlayıcı bir kira sözleşmesinin varlığından söz edilemez. Hal böyle olunca da, bu sözleşme ile davacının 8.5.1991 tarihli taahhütnamesinin değiştirildiği de kabul edilemez. Taşınmaz, 16.12.1996 tarihinde, henüz taahhütnamede belirtilen 6 yıllık bedelsiz süre dolmadan tahliye edilmiş olduğuna göre, davanın reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemenin geçersiz sözleşme hükümlerini esas almak suretiyle, yazılı şekilde davanın kabulüne karar vermesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 17.04.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy