(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 275) (818 S. K. m. 44, 98) (Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği m. 50)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, elektrik abonesi olan davalının fatura bedellerini ödemediğini, hakkında yapılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline % 40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ilk fatura tarihi ile takip tarihi arasında 10 yıldan fazla sürenin geçtiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, faturaların kendisine tebliğ edilmediğini, bunca yıl talepte bulunmayan davacının kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davalı abonenin sözleşmede olduğu gibi tebligat adresini değiştirdiğini davacıya bildirmemiş olmasına göre aşağıdaki ikinci ve üçüncü bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı, bu davada süresinde verdiği cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Gerçekte davaya konu faturaların en son ödeme gününden icra takip tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi geçmiş ise davacı, bu faturalar nedeniyle davalıdan herhangi bir talepte bulunamaz. Öyle ise davaya konu faturaların son ödeme tarihleri araştırılıp tespit edilmeli, son ödeme tarihi ile takip tarihi arasında 10 yılı geçkin olanlar varsa bu faturalardaki davacı asıl alacağının ve faizlerinin zaman aşımına uğradığı kabul edilmeli, bu faturalara ilişkin davacı talebi zaman aşımı nedeniyle reddedilmelidir. Mahkemece, davalının zamanaşımı itirazı üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- Davacı, bu davada 1988 tarihinden itibaren tahakkuk ettirilen faturalar dolayısıyla alacak isteminde bulunmuştur. Davacıyı da bağlayıcı nitelikle bulunan Tarifeler Yönetmeliğinin 50. maddesinde fatura bedellerinin ödenmemesi halinde davacı kuruluşun yapması gereken işlemler ve bunların yapılmamasının hukuki sonuçları açıklanmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğinin az yukarıda açıklanan hükümleri irdelenmemiş, mahkemece de bu konuya değinilmemiştir. Davacı, bu kadar uzun bir süre içinde aboneliğin elektriğini kesmemek suretiyle davalının zararına sebebiyet vermiştir. Olayda B.K. 98/2 maddesi delaletiyle B.K. 44. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının da ayrıca mahkemece tartışılıp, değerlendirilmesi gerekir. Mahkemenin açıklanan yönlerde bir inceleme ve araştırma yapmadan salt yetersiz bilirkişi raporunu esas alarak yazılı şekilde karar vermiş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy