(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 308)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının imzasını taklit ederek düzenlediği 25.8.1997 vade tarihli senet ile ödenmiş diğer senetlerden dolayı aleyhinde icra takibi yaptığını, öne sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, banka havaleleri ile yapılan ödemelerin takip konusu senetlerle, dava konusu bonolarla ilgili olmayıp başka alışverişlerden kaynaklanan davacı borcu ile ilgili olduğunun 25.8.1997 vade tarihli senetteki imzanın da davacıya ait bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının borçsuzluğunun tesbitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, 25.8.1997 ödeme günlü 1.000.000.000 TL bedelli senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını öne sürerek sahtelik hukuki nedenine dayanmıştır. Davacının bu senetle ilgili olarak ödeme iddiası bulunmamaktadır. Anılan senet altındaki imzanın davacıya ait olduğu İcra Tetkik Mercii Hakimliğinin dosyası içinde mevcut bilirkişi raporunda belirtilmiş ise de genel hükümler uyarınca açılan bu davada rapor yeterli kabul edilemez. 8 yıl ise mahkemece 1.000.000.000 TL.lik senetle ilgili olarak usulün 308 ve devamı maddelerinde öngörülen şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak gerçekte senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığı saptanmalı, bunun sonucuna uygun olarak bir karar verilmelidir.
Mahkemece davacının 25.8.1998 ödeme günlü 1.000.000.000 TL.lık senetle ilgili sahtelik iddiası yönünden hiçbir inceleme yapılmadan, karar yerinde de bir gerekçe gösterilmeden davacının isteminin kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy