(2004 S. K. m. 67) (743 S. K. m. 634) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü :
Karar: Davacı, davalıdan 20.000 DM ödemek suretiyle taşınmaz satın aldığını, davalının tapudan devir yapmadığını, ödediği bedelin istirdadı için yaptığı icra takibine de itiraz ettiğini öne sürerek borçlu itirazının iptaline, % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacının bedelden 7.000 DM ödediğini, bakiye borcunu ödemediğini, bu halde davacının ödediği 7.000 DM.yi geri isteyemeyeceğinin sözleşmede kararlaştırıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davacının bakiye 13.000 DM satış bedelini ödediğini kanıtlayamadığı, ödediği 7.000 DM.nin de sözleşme şartı olarak bu halde davalıdan talep edilmeyeceğinin taraflarca kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davada dayanılan tarafların ve mahkemenin kabulünde olan 9.1.1992 günlü sözleşme haricen düzenlenmiş bir sözleşmedir. Satım konusu taşınmazın tapulu bir taşınmaz olduğu hususunda yanlar arasında bir uyuşmazlık olmadığı gibi bizzat bu senet içeriğinden taşınmazın tapulu olduğu da anlaşılmaktadır. Tapulu taşınmazların mülkiyetini nakledici nitelikteki sözleşmelerin ise hukuki sonuç doğuran, geçerli bir sözleşme olarak kabulü için resmi şekle uygun olarak yapılması zorunludur. ( M.K 634, B.K.213, Tapu Kanunu 26. md ). Davada dayanılan sözleşme adi yazılı olarak yapılmış, hukuken geçersiz bir sözleşmedir. Taraflarına geçerli sözleşmelerde olduğu gibi hak vermez, borç tahmil etmez. Bu nitelikteki bir sözleşme gereğince sözleşmeye taraf olanlar ancak birbirine verdiklerini karşılıklı olarak ancak sebepsiz iktisap hükümleri uyarınca geri isteyebilirler.
Somut olayda davacı ödediğini öne sürdüğü satış bedelinin ödetilmesini istemiştir. Sözleşmede yazılı olan 20.000 DM satış bedelinden 7.000 DM.nin davalıya davacının ödediği sabittir. Bakiye 13.000 DM.nin de ödendiği davacı yasal delillerle kanıtlamakla yükümlüdür. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi davacı bu ödemeyi yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Ancak davacı dava dilekçesinde ikamesi mümkün her türlü delil demek suretiyle yemin deliline de dayanmış sayılır. Öyle ise davacıya mahkemece bu delili de hatırlatılması, davalıya 13.000 DM ödemenin yapılıp yapılmadığı konusunda yemin teklif etme hakkı olduğu açıklanmalı, bunun sonucuna uygun olarak bakiye 13.000 DM bedelinde ödenip ödenmediği saptanmalıdır. Mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatmadan 13.000 DM.nin ödendiğinin ispat edilmediğini kabul etmesi doğru değildir. Bozma nedenidir.
Öte yandan, 9.1.1992 tarihli sözleşme hukuken geçersiz olduğu için, geçersiz sözleşmedeki ceza koşulu da hüküm ifade etmez. Hal böyle olunca da davacı davalıya ödediğini ispat ettiği tüm bedeli geri isteyebilir. Mahkemenin bu yönü gözden kaçırarak, geçersiz sözleşmedeki ceza koşullarına ilişkin kararlaştırma geçerli imiş gibi yazılı şekilde karar vermesi de usul ve kanuna aykırı olup, ayrıca bozma nedenidir.
Sonuç: 1.Bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.4.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy