(1086 S. K. m. 230)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile aralarında düzenledikleri malzeme karşılığı satış sözleşmesinde kendi yüklendiği edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının sözleşmede belirtilen 4 parsel numarasında bulunan 2. kat 5 numaralı dairenin satış ve devrini vermediğini, dairenin tapusunun verilmemesi halinde ise ikame değerini ödemeyi taahhüt ettiğini bildirerek dairenin değeri olan 7.500.000.000 TL.nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının anlaşmaya uymadığını, yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmede ödemeyi vaat ettiği çek bedelini ödemediği gibi kendisine teminat olarak verilen çek bedeli olan 2.500.000.000 TL.yi tahsil ettiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen malzeme taahhüdü başlığını taşıyan tarihsiz sözleşmede 25011 ada, 4, 5 ve 6 parsellerdeki 20 dairenin dış cephe alüminyum profillerinin davacı tarafından yapılacağı, bunların davalıya teslimi üzerine 4 parsel üzerindeki binanın 3. kat 5 numaralı dairesinin davacıya devredileceği işin tutarı 20 dairenin alüminyum profilleri üzerine 600.000.000 TL ile 400.000.000 TL tutarındaki çeklerin davacı tarafından davalıya verileceği, davalının da davacıya dairenin tapusu verildiğinde iade edilmek kaydı ile 2.500.000.000 TL tutarındaki teminat çeki verdiği yanlar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davalının imzasını taşıyan ve inkar edilmeyen, 17.8.1998 günlü belgede davacının edimini tam olarak yerine getirdiği, taşınmazın tapusunun devredilmemesi halinde belirlenecek değerinin ödeneceğini davacı taahhüt etmiştir. Yargılama aşamasında davacı yedinde bulunan teminat çekini takibe koymuş ancak vekilinin istemi üzerine takip durdurularak çek kendisine verilmiştir. 8.9.1998 tarihli belgedir başlıklı tutanak ile tarafların haricen anlaşmaları sonucu keşideci davalı olan 2.500.000.000 TL tutarındaki çek davalıya iade edilmiştir. Davalı savunmasında teminat olarak verdiği çek bedelini ödediğini bu nedenle davacının başka bir talepte bulunamayacağını bildirmiştir. Yerel mahkemece bu savunma üzerinde durulmamış, buna yönelik araştırma ve inceleme yapılmadan ve bu yön karar gerekçesinde tartışılmadan dava kabul edilmiştir.
Yanlar arasında düzenlenen malzeme taahhüdü başlıklı sözleşmede davalının keşide ettiği çekin sözleşmeye konu olan dairenin teminatı karşılığında verildiği tartışmasızdır. Tarafların 8.9.1998 günlü belgede haricen anlaşmaları sonucu bu çekin keşidecisi davalıya iade edilmesi, bedelinin davacıya ödendiği anlamına gelir. Mahkemece bu belgede yazılı anlaşmanın içeriği taraflar HMUK. nun 230. maddesi hükümlerine göre isticvap edilerek taraflardan sorulması; anlaştıkları ve anlaşamadıkları konuların belirlenmesi, teminat çekinin hangi amaçla davalıya iade edildiği yönü üzerinde durulup bedelinin davalıdan alınıp alınmadığı hususunun davacı tarafından yasal delillerle kanıtlanması gerektiğinin düşünülmesi, gerektiğinde davacı her türlü delil demek suretiyle yemin deliline de dayandığından bu hakkının kendisine hatırlatılması, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken değinilen bu yönler gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.04.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy