(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 344)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının yetkilisi bulunduğu dava dışı şirket ile hacca gitmek için anlaştığını ve tüm bedeli yatırdığını, ancak yolculuk sırasında kedisinden fazladan para alındığını ve bu parayı şirket yetkilisi olarak davalının topladığını, Türkiye'ye dönüşten sonra bu paranın kendisine ödenmediğini ve yaptığı icra takibine davalının haksız bir şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, kendisinin şirket yetkilisi olmadığını ve kendisinin de davacı ile birlikte şirkete para verdiğini savunmuş ve davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının dava dışı şirketin temsilciliğini yaptığı ve hac yolculuğu esnasında davacıdan sözleşmeye aykırı olarak para alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Fazladan toplandığı iddia edilen dava konusu paranın hac organizasyonu yapan dava dışı şirket yetkilisi tarafından toplandığı, bu arada davalının da davacı ile birlikte aynı şirkete para ödediği davacı tanıklarının beyanından ve özellikle tanık Faris Özbölük'ün anlatımından anlaşılmaktadır. Davalının hac organizasyonu yapan dava dışı şirketin para toplamaya yetkili elemanı olduğu ve hacca gitmek için davacı ile anlaşma yaptığı ispat edilememiştir. Toplanan paralar şirket yetkilisi dava dışı 3. şahsa verilmiş olup davalı yedinde kalmamış ve davalının bir sebepsiz zenginleşmesi de olmamıştır. Bu nedenle davacının davasını ispat ettiği kabul edilemez. Ne var ki davacı dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmıştır. Davacıya yemin delili hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek mahkemece resen davacıya tamamlayıcı yemin eda ettirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy