(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılardan Ali İhsan adına kayıtlı aracın davalı Ahmet Murat tarafından 4800 USD karşılığı haricen satıldığını, resmi devrin teminatı olarak bono verildiğini, aracın kayıt malikinin borcu nedeniyle haczedildiğini, ihtara rağmen ne aracın ne de bedelinin iade edilmediğini, yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatını talep etmiştir.
Davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece, senedin neyin teminatı olarak verildiğinin anlaşılamadığına dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının davalı Ali İhsan Gülşen hakkındaki temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı Ahmet Murat Gülşen takibe konu senet altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, bu senedin 31 DR 678 plakalı aracın devrini temin için teminat senedi olarak verildiğini, Hatay 1. İcra Müdürlüğünün 2429 takip sayılı dosyasına verdiği 6.4.2000 tarihli itiraz dilekçesinde açıkça kabul etmiştir. Davalı Ahmet Murat Gülşen 31 DR 678 plaka sayılı aracın kayıt malikinden devri için teminat olarak verildiğini, kendisinin davacıdan alacaklı olduğunu ileri sürmüştür. Aracın kayıt maliki ise davalı Ali İhsan Gülşen'dir. Davacı bu davada Ali İhsan Gülşen adına trafikte kayıtlı 31 DR 678 plakalı aracı, davalı senet keşidecisi Ahmet Murat Gülşen'den haricen satın aldığını, bu kişiye haricen satış bedeli olarak ödediği 4800 USD için senedin teminat senedi olarak kendisine verildiğini belirtmiştir. Davalı Ahmet Murat Gülşen senetteki imzasını kabul edip senedin aracın harici satımı nedeniyle davacıya verilen teminat senedi olduğunu açıkça kabul etmiş olduğuna göre, bu senedin alınan para karşılığı değil de sırf davacı adına aracın resmi devrinin sağlanmasının teminatı olarak verildiğinin kabulüne hukuken olanak yoktur. Böyle bir kabul hayatın olağan akışına aykırıdır. Senet üzerinde salt teminat olduğunun yazılı bulunması, o nedenle davacının senet keşidecisinden alacaklı olmadığını göstermez. Bu durumda davalı teminat fonksiyonunun gerçekleşmediğini senedin o nedenle hükümsüz kaldığını bu davada kanıtlamak durumundadır. Davalı aracın resmi devrinin davacıya verildiğini, böylece senedin teminat fonksiyonunu yitirdiğini, hükümsüz kaldığını bu davada kanıtlamış değildir. Şu durum karşısında davalı A.Murat Gülşen hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, somut olayın özelliğine uygun düşmeyen gerekçelerle reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının davalı Ali İhsan Gülşen'e yönelik temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereği temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy