(818 S. K. m. 106) (4077 S. K. m. 2, 3, 7, 23)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıyla imzaladıkları devre mülk satış sözleşmesi uyarınca davalı şirkete toplam 10.500 DM ödeme yaptığını, ancak davalının tapuyu devretmediği gibi inşaat halindeki devre mülküde tamamlamadığını, cayma hakkı olduğunun sözleşmede belirtilmediğini ve sözleşmenin bu nedenlerle 4077 sayılı yasa gereğince geçersiz olduğunu ileri sürerek 10.500 DM'ın faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılamayacağını, mahkemenin yetkisiz olduğunu, B.K.nun 106. maddesindeki şartlarında oluşmadığını savunmuş ve davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, görev ve yetki itirazları reddedilerek davacıya cayma hakkının bulunduğuna dair belge verilmediği, taşınmaz satış vaadi niteliğinde bulunan sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğu, 4077 sayılı yasanın 7/3. maddesine aykırı davranıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 4077 sayılı kanunun kapsam başlıklı 2. maddesinde bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birine oluşturduğu her türlü hukuki işlemi kapsar hükmü mevcuttur. 3. maddesinde ise kanunun uygulanması ile ilgili tanımlar yapılıp, bu arada ticaret konusu taşınır eşya mal olarak tanımlanmıştır. Tüketici mahkemeleri başlıklı 23. maddenin 1. fıkrasında ise bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır hükmüne yer verilmiştir.
Davacı, davasını tüketici mahkemesi sıfatıyla ticaret mahkemesinde açmış, mahkemede davayı tüketici mahkemesi sıfatıyla bakarak sonuçlandırmıştır.
Somut olayda devre mülk satışı taşınmaz satışı olup 4077 sayılı kanunun kapsamı dışındadır. O nedenle de taşınmaz satımına ilişkin uyuşmazlıklarda da genel mahkemeler görevlidir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek tüketici mahkemesi sıfatıyla işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent gereğince temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy