(1086 S. K. m. 288, 289)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü :
Karar: Davacı, 1.3.1998 tarihli kira sözleşmesi ile davalıya ait işhanının odabaşılığını yapmak üzere anlaştıklarını ve ayrıca çay ocağı ve büfe işletmeciliği yapmak içinde işhanındaki bağımsız bölümlerden birisini kiraladığını, davalıya 2.500.000.000 TL elden ödediğini, İSKİye 1.456.000 TL ve 77.370.000 TL masraf yaptığını, ancak göreve başladıktan sonra işhanının ruhsatsız ve imar mevzuatına aykırı inşa edilmesi nedeniyle iş yapamadığını ileri sürerek davalıya elden ödediği 3.500.000.000 TL ve gelirinden mahrum kaldığı odabaşılık, çay ocağı ve büfeden dolayı da 12.000.000.000 TL olmak üzere toplam 15.000.000.000 TLnın tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın yersiz açıldığını savunmuş ve davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, işhanının ruhsatsız ve imar mevzuatına aykırı olarak inşa edilmesi nedeniyle davacının zarara uğradığından bahisle davanın kısmen kabulüne, 5.150.000.000 TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıya ait işyerinde kiracı olduğunu, işhanında bulunan büfe ve çay ocağının işletmeciliğini yapacağı gibi işhanının odabaşılığını da üstlendiğini, işhanın ruhsatsız olmasından dolayı işi bırakmak zorunda kaldığından bahisle 5 yıllık mahrum kaldığı gelir olan 12.000.000.000 TL ile davalıya nakten ödediği 3.500.000.000 TL.nin istirdadını istemekte olup taraflar arasındaki uyuşmazlıkta bu yönlerde toplanmaktadır. Davacının davalıya ait işhanında yukarıda anlatılan hizmetleri vermek için kiracı olduğu dosyadaki inkar edilmeyen kira sözleşmesinden anlaşılmaktadır. Davacı, işhanına girmek için davalıya ödediğini iddia ettiği 3.500.000.000 TL.nı ödediğini yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. Davalı, davacıdan böyle bir para almadığını savunmuştur. Müddeabihin miktarı itibariyle HUMK.nun 288. maddesi uyarınca olayda tanık dinlenmesi mümkün olmadığı gibi aynı yasanın 289. maddesi gereğince tanık dinlenmesi hususunda davalının açık muvafakatide yoktur. Bu durumda davacının, davalıya elden ödediğini iddia ettiği 3.500.000.000 TL yönünden davanın ispatlandığı kabul edilemez. Ne var ki davacı dava dilekçesinde sair deliller demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan ödediğini iddia ettiği 3.500.000.000 TL yönünden davalıya yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 )numaralı bent gereğince temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 1.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy