(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Ahmet Türkoğlu vekili avukat Derya Karayüksel ile Mehmet Ünlü vekili avukat Cihat Coşkun aralarındaki dava hakkında Karşıyaka 5. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 20.12.2000 tarih ve 670-939 sayılı hükmün Dairenin 12.4.2001 tarih ve 2705-3887 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu:
Karar: Davacı, davalıya ait araca iki adet LPG tüpü taktığını, davalının takılan cihaz bedelini ödemediğini, düzenlenen faturaya dayanarak icra takibinde bulunduğunu, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline % 40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile aralarında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, dayandığı faturada da cihaz bedelinin ödendiğinin yazılı olduğunu savunarak davanın reddine ve % 40 oranında tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, dayanılan faturada cihaz bedelinin çekle ödendiğinin yazılı olduğu, davacının icra takibinde haksız olduğunu gerekçe gösterilerek davanın reddine % 40 inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiş; dairemizce onanmış, bu kez davacı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme taleplerinin reddi gerekir.
2- İcra İflas Yasasının 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasının reddi halinde, talep eden borçlu lehine tazminata hüküm verilebilmesi için, icra takibinin haksızlığı yanında alacaklının ayrıca kötüniyetli olduğunun da sübuta ermiş olması zorunludur. Davacının davalı aleyhine yaptığı icra takibinde kötüniyetli olduğu sübuta ermemiştir. Alacaklının alacağını kanıtlayamamış olması, icra takibini de herhangi bir belgeye dayanmaksızın yapmış bulunması, kötüniyetin varlığı için yeterli kabul edilemez. O nedenle, mahkemece yasal koşulları gerçekleşmediği halde, yazılı gerekçe ile davacının % 40 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir. Açıklanan bu yön, temyiz incelemesi sırasında dairemizce zuhulen gözden kaçırılmış olduğu yeniden yapılan incelemeyle anlaşıldığından, davacının karar düzeltme istemi kabul edilmeli, Dairemizin onama kararı kısmen kaldırılmalı, hüküm düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer karar düzeltme taleplerinin reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 12.4.2001 gün ve 2705-3887 sayılı onama kararının kısmen kaldırılmasına, mahkeme kararının hüküm bölümünün (5) sayılı paragrafının hükümden tamamen çıkartılmasına, yerine aynen (davacının davalıya karşı kötüniyetli olarak icra takibinde bulunduğu anlaşılmadığından davanın tazminat isteğinin reddine) sözlerinin yazılmasına, mahkeme kararının düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın red harcından çıkartılmasına, 03.07.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy