(2004 S. K. m. 72) (2918 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, oğluyla davalının harici bir sözleşmeyle araba alım satımında bulunduklarını, oğlunun borcunu ödememesi karşısında sıralı senetler karşılığı borçlandığını, ancak aracın davalının borcundan dolayı resmi satışı yapılmadığından 3. kişi tarafından haczedildiğini bu şekliyle aracın ellerinden çıktığı gibi senet borçlarının da devam ettiğinden bahisle kötüniyetli takip ve tahsil taleplerine karşı borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, davacının oğlunun borçlarını içerir, iki adet 500.000.000 TL ve 850.000.000 TL. lik senetlerin karşılığı olarak 14 adet sıralı senedi kendine verildiğini, davacının oğlunun resmi satışı üzerine almaya yanaşmadığını, borcundan dolayı haczin kendi iradesi dışındaki bir hadise olduğundan bahisle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu senetlerin bedelleri gereği iddianın senetle ispatı gerektiğini, davacının ise yalnızca sözleşmeyi sunduğu bununla da araç satışının yapıldığının ve senetlerin verildiğinin anlaşıldığını, aracın 3. kişi elindeyken haczedildiğini, bu durumun davacının (borçlunun) borcundan kurtulamayacağından bahisle, kanıtlanamayan davanın reddine karar vermiştir.
Davaya konu olan 13 adet 100.000.000 TL. lik, 1 adet 50.000.000 TL tutarındaki senetlerin, davacının oğlunun davalıdan aldığı araç karşılığında verildiği, aracın davacının oğlu tarafından yine 3. kişiye haricen satıldıktan sonra, davalının borçlandığı dava dışı kişilerin alacaklarından dolayı haczedildiği tarafların kabulündedir. Davacı aracın 3. kişideyken haczinden dolayı ellerinden alınmış olduğunu bildirerek senetlerin karşılıksız kaldığını ileri sürmüş, borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalıysa kendisinin borcundan dolayı hacizden kusuru olmadığını, davanın reddini istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık bu noktada toplanmıştır. 2918 sayılı kanunun 20/d mad. gereğince haricen yapılan araç satımlarının geçersizliği sebebiyle, taraflar karşılıklı olarak aldıklarını aynı anda iade ile mükelleftirler, araç davalının borcundan dolayı haczedildiğine göre davacının aracı iade keyfiyetiyle yükümlü tutmak olanaksızdır. Az yukarıda açıklanan ve tarafların da kabulünde olan takibe konu senetlerin karşılıksız kaldığından davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.07.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy