(1136 S. K. m. 167) (1086 S. K. m. 1, 2, 9)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar tarafından avukatınca duruşmalı, davacı tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat V. Kılıçkaya gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılar ile Avukatlık Ücret Sözleşmesi düzenlendiğini, davalılar vekili olarak İstanbul 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/466 esas, İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/639 esas ve İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1995/535 esas sayılı dosyalarında davalılar vekili olarak vekillik görevini ifa ettiğini, ancak vekalet ücretini ödemediklerini ileri sürerek 5.000.000.000 TL. avukatlık ücretinin 19.5.1999 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3.310.000.000 TL.nın davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf, avukatlık ücret sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 1136 sayılı avukatlık kanununda değişiklik yapılmasına dair, 2.5.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4667 sayılı kanunun 80. maddesi ile Avukatlık Kanununun 167. maddesi değiştirilerek, avukatlık sözleşmesinden ve vekalet ücretinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıkların, hakem kurulunca çözümleneceği hükmü getirilmiştir. Yapılan bu değişiklik mahkemenin görevine ilişkin, usulü bir değişikliktir. Anılan yasada usule ilişkin bu hükmün, uygulanabileceği zaman yönünden bir geçiş hükmüne yer verilmediğine göre bu değişikliğin henüz sonuçlanmamış olan tüm davalarda uygulanması gerekir. Mahkemenin görevine ilişkin bu husus; yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir. Bu nedenle hükmün, davanın hakem kurulunda görülmek üzere bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA,bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 23.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy