(2886 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, Jandarma Lojistik Komutanlığının ihtiyacı olan 3000 kg fındığın temini için açılan ihalenin davalı üzerinde kaldığını, ancak sözleşme yapmasına rağmen taahhüdünü yerine getirmediğinden sözleşmenin feshedilip yeniden yapılan ihale sonucu yüksek fiyatla ihtiyacın temin edildiğini bildirip, uğradıkları zarar ve gecikme cezası olarak 839.412.000 liranın reeskont faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, 654.000.000 lira tazminatın tahsiline, gecikme cezası ile ilgili talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin eki olan, eksiltme şartnamesinin 10. maddesi müteahhit işi süresinde bitirmediği veya teslim etmediği takdirde geçen her gün için ihale bedelinin binde biri oranında ceza verecektir. Ancak bu gecikme 10 günü geçerse 24. madde hükmü uygulanır şeklindedir. Bu madde ile taraflar, sözleşmede kararlaştırılan normal teslim süresinin bitiminden itibaren idarenin hemen fesih ihbarında bulunamayacağını, bunun için 10 gün bekleyeceğini, buna karşılık davalının da günlük ihale bedelinin binde biri oranında ceza ödemesi gerektiğini kabul etmişlerdir. 2886 sayılı yasaya tabi idareler kamu hizmeti ifa ederler. İhale işlemlerinde bu hizmetin gereklerindendir. İhale ve mal teslimi işlemlerinin gecikmesi, hizmetin aksayıp durmasına dolayısı ile de kamunun bundan zarar görmesine neden olur. Bu nedenlerle, bu tür sözleşmelerdeki ceza koşulu nitelendirilirken, idarelerin açıklanan özelliği gözden uzak tutulmamalıdır. Diğer taraftan davacı, fesih ihbarından önce 10 gün beklemek zorunda kalmış ve fesihten öncesine ait olmak üzere bu cezayı istemek hakkını da kazanmıştır. Mahkemece, davacının 10 günlük ceza isteminin de kabulüne karar verilmesi gerekirken, ceza koşulunun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde bu bölüm isteğin reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 02.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy