(818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ...gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar, 5.9.1982 tarihli haricen düzenlenmiş senetle o tarihte tapusuz olan taşınmazın davalılardan satın aldıklarını, kadastro çalışmaları sırasında adlarına tescil edildiğini ancak davalıların itirazı üzerine mahkemece tespitin iptal edildiğini belirterek taşınmazın değeri olan 3.360.000.000 TL.nın kadastro mahkemesi kararın kesinleşme tarihinden itibaren faiziyle birlikte ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 3.360.000.000 TL.nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın davalılara murislerinden kaldığı, davalılardan başka diğer mirasçıların da bulunduğu, mirasçılar arasında yapılmış bir taksim sözleşmesi bulunmaması ve iştirak halinde mülkiyet nedeniyle satışın tüm mirasçılar tarafından yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu kesinleşen kadastro mahkemesi dosyası ile sabit olduğundan taşınmazın ikame değerinin tahsiline hükmedilemez. Ne var ki çoğun içinde az vardır kuralı gereğince davacılar geçersiz sözleşme nedeniyle ödedikleri bedeli haksız iktisap hükümleri gereğince geri isteyebilirler. Bu nedenle mahkemece sözleşmede davacılar tarafından davalılara ödenen bedelin, denkleştirici adalet kuralları da dikkate alınarak Kadastro mahkemesi kararının kesinleşme tarihi olan 5.1.1999 tarihi itibariyle ulaşacağı alım gücünün bilirkişi marifetiyle çeşitli ekonomik değerlerin ortalaması alınmak suretiyle belirlenerek taleple de bağlı kalınarak belirlenen bu miktarın tahsiline karar verilmesi gerekirken, geçerli bir sözleşme varmış gibi taşınmazın rayiç değerine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, 65.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy