(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalıya işinin bozulması sebebiyle nakit olarak borç verdiği gibi, davalının keşide ettiği çekleri teminat olması için ciro ettiğini, bu çekleri davalı ödemediğinden icra takibine maruz kalıp ödediğini, bu sebeple davalıdan olan alacaklarına karşılık, davalının verdiği çekleri bankaya ibraz etmediğini, davalının borcunu ödemediği gibi, yaptığı icra takibine de itiraz ettiğini bildirip, davalının itirazının iptaline, %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya verdiği çek bedellerini ödediğini, borcu olmadığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 480.000.000 TL. icra takibine kadar işlemiş faizin davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan 425.000.000 TL. asıl alacak, 21.250.000 TL. çek tazminatı, 530.000.000 TL. geçmiş günler faizi olmak üzere toplam 976.250.000 liranın tahsili için ilamsız takip yolu ile 19.1.2000 gününde icra takibi yapmış, davalının itirazı üzerine, itirazın iptali istemiyle bu davayı açmıştır. Davalı, dava konusu 420.000.000 TL. asıl alacağı fazlası ile 475.000.000 TL. olarak ödediğini savunup, 17.4.2000 günlü belgeyi ibraz etmiştir. Davacı vekili, davalı tarafından ibraz edilen bu belgenin, dava konusu alacakla ilgili olduğunu kabul etmiş ve taleplerinin 475.000.000 liralık kısmından feragat ettiğini 12.12.2000 günlü celsede bildirmiştir. Yine davacı vekili, 20.2.2000 günlü celsede itirazın iptali taleplerini, alacağın tahsiline hasrettiklerini beyan etmiştir. Davalının, bu dava açılmadan önce asıl alacağı fazlası ile 475.000.000 TL. olarak ödediği anlaşılmaktadır. Davacı, icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmediğinden, BK. 101/1 maddesi hükmü gereğince icra takibinden önceki döneme ait olarak birikmiş faiz isteyemez. Kaldı ki davacı, 12.12.2000 günlü celsede, alacağının icra takip gününden itibaren faiziyle tahsilini talep etmiş olmakla da, geçmiş dönem faizinden feragat etmiş sayılır. Mahkemece, açıklanan hususlar nazara alınarak davanın tamamının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 20.09.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy