(1136 S. K. m. 167)
Dava: Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, aleyhine açılan vekalet ücreti alacağına ait davada kararın hileli tebligat yapılarak kesinleştirildiğini, davadan ve karardan haberdar olmadığını öne sürerek, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile önceden verilen kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, tebligatın usulüne uygun yapıldığını bildirerek yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının yargılamanın iadesi talebi kabul edilmiş, ancak delillerini 10 günlük kesin süre içerisinde ibraz etmediğinden başkaca bir husus araştırılmadan ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İade-i muhakeme olağanüstü yargı yolu olup, koşularının varlığı halinde iade-i muhakeme talebi kabul edildikten sonra esasın tetkiki HUMK. na göre yapılması gerekir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık az yukarıdaki açıklamalardan da anlaşıldığı üzere Avukatlık Ücret Sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Ne var ki 1136 s. Avukatlık Yasası 2.5.2001 gününde yürürlüğe giren 4667 s. yasanın 80. maddesiyle aynı kanunun 167. maddesi değiştirilmiş olup, buna ait uyuşmazlıkların hakem kuruluyla çözüleceği hükmü getirilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf, avukatlık ücret sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 1136 s. avukatlık kanununda değişiklik yapılmasına dair, 2.5.2001 gününde yürürlüğe giren 4667 s. yasanın 80. maddesi ile Avukatlık Yasasının 167. maddesi değiştirilerek, avukatlık sözleşmesinden ve vekalet ücretinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıkların, hakem kurulunca çözümleneceği hükmü getirilmiştir. Yapılan bu değişiklik mahkemenin görevine ilişkin, usulü bir değişikliktir. Anılan yasada usule ait bu hükmün, uygulanabileceği zaman yönünden bir geçiş hükmüne yer verilmediğine göre bu değişikliğin henüz sonuçlanmamış olan bütün davalarda uygulanması gerekir. Mahkemenin görevine ait bu husus; yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir. Bu sebeple hükmün, davanın hakem kurulunda görülmek üzere bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 11.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy