(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 125) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kuruma ait hastanenin dış cephesini boyamak amacıyla davalıya işçi temin ettiğini, işçilerin hastanenin dış cephe boyama işini tamamladıklarını, kararlaştırılan parayı kendisinin ödemek durumunda kaldığını ve işçi temsilcisi Eyüp Taşçı'dan temlik belgesi aldığını bu belgeye dayanarak davalıya karşı icra takibinde bulunduğunu davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 oranında inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı ve husumet itirazlarında bulunmuş, tarafların arasında yapılmış herhangi bir sözleşme olmadığını borcun bulunmadığını savunarak davanın reddine ve icra tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle 30.9.1999 tarihinde 1998/739 esas 1999/526 sayı ile davanın reddine karar verilmiş; bu hüküm, davacının temyizi üzerine Dairemizce, uyuşmazlığın BK. 125 maddesi hükmü gereğince 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu davanın açılış tarihi itibariyle bu sürenin henüz dolmadığı, mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda 10.5.2001 tarihli 2000/411 esas, 2001/242 karar sayılı hükümde, davanın kısmen kabulüyle itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalının sair temyiz itirazların reddi gerekir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalı idareye ait hastanenin dış cephesinin boya ve badana işlerini yapan Eyüp Taşçı'dan dava konusu alacağı temellük eden davacının bu alacağı dayandığı 30.12.1995 tarihli temliknameye göre devraldığı anlaşılmıştır. Bu durumda dava konusu işin temlik tarihinden önce 1995 yılında yapıldığı kabul edilmelidir. Dolayısıyla dava konusu alacağın 1995 yılı birim fiyatlarına göre hesaplanması gerekirdi. Buna rağmen mahkemece 1998 yılı birim fiyatları esas alınarak hesap yapan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, 28.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy