(743 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ....ile davalı vekili avukat....ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü :
Karar: Davacı, davalı Hazine adına kayıtlı taşınmazın 26.2.1990 tarihli taahhüt senedi ile 41 yıl süre ile kullanımına tahsis edildiğini, 1999 yılı irtifak bedelinin 129.287.000.000 Tl. 2000 yılı irtifak bedeli olarak da 161.608.750.000 Tl. talep edildiğini, davalının sözleşme hükümlerine aykırı aşırı kira talebinin, taraflar arasındaki edimi imkansız hale getirdiğini, hak ve nesafet kuralları içerisinde günün koşullarına uyarlanması gerektiğini ileri sürerek, 1999 ve 2000 yılı kira bedelinin tespitini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı idarece istenen 1999 ve 2000 yılı irtifak bedellerinin, sözleşme hükümlerine aykırı olduğu gibi, taraflar arasındaki edimi imkansız hale getirdiğini öne sürerek 1999 ve 2000 yılı kira bedelinin tespitini istemiştir. Mahkemece, 1999 yılı irtifak bedelinin 129.287.000.000 Tl. olduğu, 2000 yılı için azami kira artışınnı %25 olduğu göz önüne alındığından 2000 yılı irtifak bedelinin 161.608.750.000 Tl. davalı hazinece de aynı artış yapıldığından davacının irtifak bedelinin indirilmesi isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı davasında 2000 yılı irtifak bedelinin fahiş olduğunu, bu nedenle 2000 yılı irtifak bedelinin indirilmesini istemekle birlikte 1999 yılı için istenen 129.287.000.000 Tl. irtifak bedelinin de fahis olduğunu bu nedenle 1999 yılı irtifak bedelinin de indirilmesini istemiştir. Mahkemece 1999 yılı irtifak bedelinin sözleşme hükmüne göre artırılıp artırılmadığı incelenmemiş, bu yönde uzman bilirkişinin görüşü alınmamıştır.
Taraflar arasında düzenlenen 26.2.1990 tarihli taahhüt senedinin 14/B maddesinin son fıkrasında İlk 3 yıldan sonraki 2 ve izleyen 3 yıllık dilimlerin ilk yıl irtifak hakkı bedellerinin yeniden takdir edileceği yazılıdır. Bu yazılış biçimine göre, kira süresi boyunca, her üç yılda bir, o yılın başında davalının kira parasını tespit edeceğini, bu tespit edilen kira parasının üç yıllık dilim içerisindeki ilk bir yıl için uygulanacağı açıktır. Ne var ki bu hüküm uyarınca, üçer yılık dilemler halindeki kiranın üç yıl sonunda tekrar belirlenmesi durumunda, bu belirlemenin hangi kıstas ve ölçütler esas alınarak yapılacağı konusunda sözleşmede ayrık bir hükme yer verilmediği de görülmektedir. Sadece idarenin kira parasını takdir edeceği yazılıdır. Bu yazılış şekline göre üçer yıllık dilim başındaki kira parasının tespiti hakkının davalı idareye verildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda kira parasının tespiti hakkı davalıya aittir. Ne var ki, her hakkın kullanımında olduğu gibi, sözleşmeden kaynaklanan hakkın kullanılmasında da, Medeni kanunun 2. maddesinde hükme bağlanan dürüstlük kurallarına aykırı davranmamalıdır. O nedenle, davalının sözleşmeden kaynaklanan hakkını dürüstlük kuralları içerisinde kullanması asıldır ve kendisinden beklenen de bu olmalıdır. Davadaki talepte, davalının hakkını kötüye kullanarak fahiş olarak tespit ettiği kira parasının indirilmesi ve davalının bu davranışına hakimin müdahalesi istemidir.
Davada hemen belirtelim ki, davalının takdir hakkının üst sınırının öncelikle belirlenmesi gerekir ki, bunun üzerindeki miktara hakkın kötüye kullanılmış olduğu kabul edilsin. Olayın özelliği itibariyle, davalının takdir hakkının üst sınırı 3er yıllık dönemlerin bitim tarihinden itibaren yeniden başlayacak üç yılık dönem başında, dava konusu kiralananın boş olması halinde emsal ve rayice göre olması gereken, kira parası olduğunun kabulünde duraksamaya yer olmamalıdır. Öyle ise mahkemece ilk üç yıldan sonraki 2 ve izleyen 3 yıllık dilimin başlangıcı olan dava konusu 1999 yılı kira bedelinin dönem başında, kiralananın boş olması ve yeniden kiraya verilmesi halinde emsal ve rayice uygun olarak getirebileceği kira parası, bu konuda uzman bilirkişi marifetiyle tarafların gerektiğinde emsalleri de ele alınmak suretiyle saptanmalı, bunun sonucuna uygun olarak getirebileceği kira miktarı böylece belirlenmeli ve davalının takdir hakkının üst sınırının bu yolla belirlenebilecek miktar olduğu kabul edilmelidir. Bu belirlenmeden sonra yine hak ve nesafet kuralları, davacının bu yerde eski kiracı bulunuşu, taraflar arasında uzun süreli bir kira sözleşmesinin akdedildiği olgusu göz önüne alınarak, belli bir miktarda indirim yapılmalı ve böylece olması gereken 1999 yılı dönemi kira parası belirlenmelidir. Bu yolla 1999 yılı kira bedeli belirlendikten sonra, sözleşmenin 14 maddesi gereği 2000 yılı kira bedeli de, DİG de belirtilen artış oranlarının bir önceki yıl 1999 yılı saptanan kira bedeline eklenmesi suretiyle saptanmalıdır. Ancak bu belirlemede de, 10.3.2000 tarihli Resmi Gazetede Yayımlanan Milli Emlak Gereç Tebliğinde açıklanan 4531 sayılı Kanuna paralellik sağlanması amacıyla hazinenin özel mülkiyetin de veya devletin hükmü ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz mallardan, sözleşmelerinde aksine hüküm olsa dahi kiraya verilen, irtifakı tesis edilen ve kullanım hakkı verilenlerin 2000 yılındaki artış oranının, söz konusu kanunun yürürlük tarihi olan 18.2.2000 tarihinden sonra, artış yapılacak olanlar için %25 olarak uygulanması uygun görüldüğü de gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemenin açıklanan yönleri göz ardı ederek, aksi yazılı düşüncelerle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 65.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy