(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı D.O. ve vekili avukat B.E.ile Davacı vekili avukat D.K.'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalının 25.6.1998 tarihli şifahi sözleşme ile Kalemin gücü Basın tarihinden kesitler adlı belgesel film yapıtının Program danışmanlığını ve sanat yönetmenliğini üstlendiğini, aynı gün bu iş için kendisine 8.500.000.000 lira ücret ödendiğini, davalının çağrılara rağmen görevini yerine getirmediğini, işi başkasına yaptırdıklarını, 14.10.1998 tarihli ihtarnameye rağmen davalının aldığı parayı iade etmediğini bildirip, 8.500.000.000 liranın reeskont faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı, davacı şirketin fikir, program danışmanlığına sanat yönetmenliğini yapmak, için anlaştıklarını, birçok programda davacı için çalıştığını, aldığı paranın da bu işler karşılığı olduğunu, davacının, iddia ettiği işle ilgili bir sözleşmelerinin olmadığı gibi, bu işle ilgili para
almadığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının aldığı paranın münhasıran dilekçesinde belirttiği işle ilgili olduğunu ve üstlendiği işi yapmadığını iddia etmiştir. Davalı ise, aldığı paranın daha önceden davacı şirkete yaptığı işler karşılığı olduğunu, iddia edilen işle ilgili olmadığını savunmuştur. Davada ispat yükü davacıya ait olup, davacı, münhasıran iddia ettiği işle ilgili olarak davalı ile sözleşme yapılıp, bu işe karşılık ödeme yapıldığını, yazılı delillerle ispat etmesi gerekir. Davacı davalıya ödeme yapıldığına dair 25.6.1998 tarihli belgeden başka bir delil ibraz etmemiştir. Bu belgede de, yapılan ödemenin davacının iddia ettiği işle ilgili olduğuna dair bir açıklıkta yoktur. Ayrıca, davalı 13.1.2000 tarihli dilekçesi ile şirket kayıtlarından ve ilgili yerlerden sorulduğunda isimlerini bildirdiği daha önceki çalışmalarının tesbit edilebileceğini bildirmiştir. Davacı gerek kendisinin, gerekse davalının dayandığı şirket defter ve belgelerini ibraz için mahkemece 12.7.2000 tarihli celsede verileri süreye rağmen ibraz etmemiş ve şirket kayıtları üzerinde de inceleme yapılamamıştır. Şirketin ortaklan arasındaki çekişme nedeniyle, şirketin defter ve kayıtlarının kaybolması ve ibraz edilememesi davacı lehine ve davalı aleyhine bir hak doğurmaz. Bu durumda davacı iddiasını yazılı delillerle isbat edememiştir. Ne var ki davacı, dava dilekçesinde her türlü yasal delil dernek suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Mahkemece, davacıya iddiasını ispat için davalıya yemini teklif etme hakkı hatırlatılıp, hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 65.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 12.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy