(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 44, 98)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü :
Karar: Davacılar, davalının mülkiyeti kendisine ait olan düğün salonunun fotoğraf çekim işini kendilerine iki yıl süre ile kiraya verdiğini, ilk yıl kirasından 200.000.000 TL.nı peşin ödediklerini, bakiye 200.000.000 TLlık kısım için 200.000.000 TL tutarında bono verdiklerini, ikinci yıl kirası içinde sözleşmede kararlaştırılan artışı da dikkat alarak toplam 600.000.000 TL meblağlı iki adet bono verdiklerini, davalının bir kısım düğünlerin iptal edildiğini söyleyerek ikinci yıl kirası için aldığı senetleri iade ettiğini, ilk yıl için verilen 200.000.000 TL.lık senedi sonra vereceğini söylemesine rağmen iade etmeyerek icra takibine koyduğunu, sözleşmenin feshi nedeniyle takibe konulan 200.000.000 TL meblağlı bonodan dolayı borçsuzluğun tespitine, peşin ödenen 200.000.000 TL.nın istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıların işyerinde beş ay kadar çalıştıklarını, çektikleri kaset ve resimlerin bozuk çıkması nedeniyle ortadan kaybolduklarını, sözleşmenin feshedilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece tanık anlatımları ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle peşin ödenen 200.000.000 TL.den karşılıksız kalan 88.219.178 TL.nın istirdadına, takibe konulan bonodan dolayı borçsuzluğun tespitine, % 40 tazminatın tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 20.4.1998 başlangıç tarihli sözleşme ile, davalıya ait düğün salonunun fotoğraf ve kamera çekimi işi iki yıl süre ile davacılara verilmiş olup, davacılara davalı ile anlaşarak karşılıklı olarak düzenlemiş bulundukları bu sözleşmeyi feshettiklerini, ilk yıl kirası olarak kararlaştırılan para ve verilen senetlerin kendilerine bu anlaşmanın sonucunda iade edileceğini yasal delillerle ispat edememişlerdir. Bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin, davacılar tarafından tek taraflı olarak davalıya gönderilen 7.12.1998 tarihli ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 12.12.1998 gününde feshedildiğinin kabulü gerekir. Davacılar, 12.12.1998 tarihine kadar doğacak kira ücretinden sorumlu olacakları gibi, bu tarihten sonra da kira paralarından sorumlu olacaktır. Ne var ki B.K.nun 98. maddesi uyarınca, sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanması gereken aynı kanunun 44. maddesi hükmüne göre, davalı kiralayan, zararının artmaması için düğün salonunun fotoğraf çekme işini aynı koşullarla başkasına kiralamak konusunda gerekli çabayı göstermek zorundadır. Mahkemece, düğün salonunun kamera ve fotoğraf çekimi işlerinin aynı koşullarla, yeniden bir başkasına kiraya verilebileceği makul sürenin bilirkişi aracılığıyla tespiti ve bu süreyle sınırlı kalmak koşuluyla sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu hususun göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-İcra İflas Yasasının 72/5 maddesi hükmüne göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksızlığı yanında, alacaklının ayrıca kötü niyetli olduğunun da sübuta ermiş olması zorunludur. Davalının kötü niyetli olduğu sübuta ermediği halde, mahkemenin yazıl gerekçe ile davalının % 40 kötü niyet tazminatından sorumlu tutulmuş olması doğru değildir. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci ve ikinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan ın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.10.2001 gününde oybirliği ile verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy